Allah mutlak adalet sahibidir. 1 harama 1 günah; 1 salih amele bazen 10, 100, 1000, 30000 sevap yazılması adalet midir?

Soru Detayı

- Günahlar neden katlanmıyor? Üstad hangi ölçüde değerlendiriyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte ey gafil insan! Bak Cenab-ı Hakk'ın fazlına ve keremine! Seyyieyi bir iken bin yazmak, haseneyi bir yazmak veya hiç yazmamak adalet olduğu halde; bir seyyieyi bir yazar, bir haseneyi on, bazen yetmiş, bazen yedi yüz, bazen yedi bin yazar. Hem şu nükteden anla ki; o müthiş cehenneme girmek ceza-yı ameldir, ayn-ı adildir. Fakat cennete girmek, mahz-ı fazıldır." (Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, İkinci Mebhas.)

Allah’ın mutlak adaleti, her hak sahibine hakkını tam vermesi, hiçbir varlığa zerre miktar haksızlık etmemesi ve her şeyi yerli yerine koyması demektir. Ancak İslam düşüncesinde Allah’ın adaleti, onun rahmetinden ayrı düşünülemez.

  • Neden Sevaplar Katlanırken Günahlar Bire Bir Yazılır?

Bu durum adalete aykırı değil, aksine adalet içinde bir ihsandır.

Bir suçun karşılığı o suçun dengi olmalıdır. Bir iyiliğin karşılığı ise en az dengi olmalı, fazlası ise ihsan olur.

Allah, kullarının kurtulmasını istediği için iyiliklere 10’dan 700’e ve daha fazlasına (Kadir Gecesi gibi zamanlarda 30.000’e) kadar sevap verir. Bu, yarışmadaki bir teşvik ikramiyesi gibidir. Günahın bir yazılması adalet içinde bir merhamettir, sevabın çok yazılması ise Allah'ın ihsan ve cömertliğidir.

  • Günahların Katlanması Var mıdır?

İslam alimlerine göre günahlar miktar olarak katlanmaz, ancak nitelik ve derece olarak şiddetlenebilir.

Kâbe gibi kutsal yerlerde veya Ramazan, Cuma, Kandil gibi mübarek zamanlarda işlenen günahların manevi sorumluluğu ve kalpte bıraktığı kir daha büyüktür.

Alim birinin veya topluma örnek olan birinin işlediği günah, başkalarına kötü örnek olduğu için daha ağır bir vebal doğurur.

  • Üstad Bedüzzaman'ın Ölçüsü

Bediüzzaman Said Nursi, bu konuyu genellikle "İhlas" ve "Zamanın Şartları" ekseninde değerlendirir:

Üstad'a göre bir amelin sevabını belirleyen şey sadece sayısı değil, içindeki ihlastır. Bazen bir tek kelime-i tevhid, bir orduyu kurtaracak kadar sevap kazandırabilir.

Savaş meydanında bir saat nöbetin bir sene ibadet sayılması gibi; ahir zamanın ağır şartlarında yapılan küçük bir salih ameli, huzur zamanındaki büyük işlerden daha kıymetli görür.

Bir günahın, özellikle başkalarının hukukuna tecavüz ediyorsa veya İslamiyet'e zarar veriyorsa, bir kalmakla birlikte manevi tahribatının bin kadar geniş olabileceğine dikkat çeker.

Özetle Allah Adil'dir, kimseye hak ettiğinden fazla ceza vermez. Böyle bir muamele adalettir ve merhamettir, zira günahlar daha fazla yazılmalıdır. Mesela, bir dakikada işlenen bir cinayete insanların adalet sistemiyle yirmi sene ceza verilir, bir dakikalık ceza verilmiyor. Lakin Allah Kerim ve Rahim olduğu için, dilediğine hak ettiğinden kat kat fazla ödül verebilir. Bunun adaletle değil, şefkat ve merhametle ilgisi var.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "İşte, ey gafil insan! Bak Cenab-ı Hakk'ın fazlına ve keremine! Seyyieyi bir iken bin yazmak, haseneyi bir yazmak veya hiç yazmamak adalet olduğu halde..." cümlesini devamıyla açıklar mısınız?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 237
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...