Allah'ın "Varlığının kendinden olması" ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Vacib; varlığı zatından, ezelî, ebedî ve olmaması muhal demektir.

Vacib varlık, ezelî ve ebedidir; varlığı kendinden olup hiçbir varlığa dayanmaz. Varlıklar içinde en sağlam ve en mükemmel varlıktır. Bütün noksanlıklardan ve kusurlardan münezzehtir. Fanilik, dağılma, eskime, zayıflık, zaman ve mekân kayıtlarına mahkûmiyet, inhisar, hacim ve yer kaplama gibi, mümkün varlık sıfatlarının hepsinden münezzeh ve mukaddestir.

Varlığının kendinden olması demek, varlığını bir başkasından veya bir sebepten almaması demektir. Varlığı kendinden olmayıp, bir sebebe ya da başka bir varlığa dayansa zaten İlah olma vasfını kaybeder.

Bu mesele ile alakalı delillere madde madde işaret edelim.

1. Teselsül: Bir varlık bir başka varlıktan olmuş, o da bir önceki varlıktan, o da daha önceki varlıktan olmuş diyerek sonsuza kadar uzanan bir sebeb-netice zinciri kabul ediyorlar. Bu görüşü çürütmek üzere deniliyor ki, eşya madem değişime uğramaktadır, o halde ezelî olamaz. Bu sebepler zincirinin ilk halkası mutlaka olacaktır. O halkayı yapan kim ise ondan teselsül eden bütün varlıkları da o yaratmıştır.

Teselsülün batıl ve muhal olduğu kelam âlimlerince arşî ve süllemî denilen on iki delille çürütülmüştür. Numune olarak üçünü nakledeceğiz. Ancak şunu ifade etmemiz gerekiyor ki, tamamen akla dayanan ve ancak konunun ehli olanlarca tartışılacak ve anlaşılacak bu meseleler bu asrın insanını tatmin etmekten çok uzaktır. Nur Külliyatında, iman hakikatlerine ait deliller, böyle bir tasnife girilmeksizin hem aklı hem kalbi tatmin edecek şekilde, çok risalelerde değişik yönleriyle tafsilatlı olarak izah ve isbat edilmişlerdir.

2. Mümkün mümküne illet olamaz. Yani varlık sahasına çıkmamış bir şey, nasıl olur da başka bir varlığın ortaya çıkmasına sebep olabilir. Kendisi yokken, başkasını nasıl var edebilir. Öyle ise varlığı daimî ve ezelî olan bir Zatın olması zaruridir. Yani mümkün olan varlıkların vücuda çıkması için, varlığı kendinden olan ezelî bir varlık bulunması elzemdir. Ezelîyet ise varlığı müstakil yapar, bir başka şeye muhtaç etmez.

3. Mümkün olan bir şeyin, yani var ve yok olması dengede duran bir şeyin bu dengesini bozacak, bir tercih yapacak Zata ihtiyaç var. Bu Zatta mümkün cinsinden olmaması lazımdır. Zira mümkün mümküne sebep olamaz. O zaman varlığı ezelî olan bir Zatın varlığı aklen vaciptir.

4. Yaratıcı, yaratılmaya konu ve mahal oluyorsa, o zaten yaratıcı olamaz. Yaratıcının yukarıdaki delillerin gereğince yaratılmamış ezelî ve ebedî olması lazımdır. Yoksa yaratıcı olamaz.

5. Ezelî ve ebedî bir Zat zaten ikinci bir yaratıcıya imkân bırakmıyor. Onun zatı ezelî ve ebedî olmasından, bir boşluk bir ihtimal bırakmıyor ki, oradan girip ikinci bir yaratıcı meydana çıksın.

Faraza, temsilde hata olmasın, bir odayı tamamen eşya ile doldursan, ikinci bir oda hacmindeki eşya artık oraya giremez. Zira birinci eşya orayı zapt etmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 20.556
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

boybay
Mesela ateşin yakması için herhangi birşey yapmıyoruz. Yakıcılığı ateş olmasından geliyor veya annenin şefkati herhangi bir ilaç veya ameliyatla oluşmuyor. şefkati anneliğinden geliyor. Allahın da varlığı için sonradan bir işlem, bir var etme gerekmiyor. varlığı yaratıcılığından geliyor.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
everesturkey
Kendi kendinin nedeni olan birşey mutlaka olmalı ki "şey"ler olmuş olsun ancak doğanın kendi kendinin nedeni olmadığının ıspatı nedir? Kendi kendinin nedeni olan ezeli varlığa "Allah" demek ne kadar kabul edilebilirse, ona "doğa,uzay,sonsuzluk" demekte o kadar kabul edilebilir. Yani sizin "ezeli" olana neyi koyduğunuz öznel bir seçimdir. Belki de ezeli olan evrenin kendisidir,sonsuzluktur.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Varlığı kendinden olmak ile kendi kendinin nedeni olmak arasında çok fark var. Kendi kendinin nedeni olmak için kendinin önce bir var olması gerekiyor. İşte devir ve teselsül delili burada devreye giriyor. Kendi yokken kendine nasıl neden olabilir ki. Kendi varsa var eden ama başkasına muhtaç olmayan başka bir neden aramak gerekecek. Oysa evren denilen şey hadistir ve bunun trilyonlarca emaresi bulunuyor. Akıl ve mantık ne kadar derine de dalsa varlığı ezeli olan bir varlığı kabul etmek durumundadır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...