"Anlamasa da madem Risale-i Nur şakirtlerinin bir şahs-ı manevisi var; şüphesiz o şahs-ı manevi bu zamanın bir alimidir." Anlamadan okusak da şahs-ı maneviye katkımız olur mu?
Değerli Kardeşimiz;
Öncelikle şunu ifade edelim ki hiç anlamamak mümkün değildir. Bir şeyi anlamak, sadece aklen ve ilmen bilmek değildir. Bir insanın bir şeyi asıl olarak anlayabilmesi, o manayı kalp, ruh ve his planında kavrayabilmesidir.
Ayrıca herkes kabı ve kabiliyeti kadar mutlaka Risale-i Nur'dan bir şeyler istifade edip feyiz alır. Anlama ve feyiz alma noktasında çekirdekten ağaca kadar mertebeler vardır. Kimisi çekirdek kadar anlar, kimi bir ulu çınar gibi anlar. Ben ulu çınar gibi anlamıyorum, öyle ise şahs-ı maneviye dahil değilim diyemez.
İhlas ve sadakat ile Risale-i Nur'a hizmet ve talebe olan birisi, çekirdek kadarda anlasa şahs-ı maneviye dahildir ve o şahs-ı maneviden elde edilen sevap ve paydan hissedardır. Herkesin sevap, fazilet ve anlayış noktasından bir tarağın dişleri gibi eşit olması mümkün değildir, ama bu "hiç istifade edemez" anlamına da gelmiyor.
Özetle; Risale-i Nur'u hiç anlamadan vird makamında okumuş olsak bile, şahs-ı maneviye dahiliz, onun bir azası ve parçasıyız. Ama yukarıda ifade ettiğimiz gibi hiç anlamamak mümkün değildir. Mutlaka bir şeyler anlarız, aklımız anlamasa bile kalp, ruh, latife ve duygularımız anlar gerekli feyzi emer.
İlave bilgi için tıklayınız:
- RİSALE-İ NUR TALEBELERİNİN HİZMET ÖLÇÜLERİ.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü