"Bazı rivayette onu öldürtmemiş, bazı tarikte öldürtmüş. Ehl-i tahkik demiş ki: Kendi öldürtmemiş; fakat Bişr’in veresesine verilmiş, onlar öldürmüşler." Neden rivayetler farklı nakledilmiş?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bir hadisenin vukuuna, mesela 'Bir kıyye taam, iki yüz adamı tok etmiş.' denilse, fakat onu haber verenler ayrı ayrı surette haber veriyor. Biri bir çeşit, biri başka bir surette, diğeri başka bir şekilde beyan eder. Fakat umumen, aynı hadisenin vukuuna müttefiktirler. İşte, mutlak hadisenin vukuu, mütevatir-i bilmanadır, katidir. İhtilaf-ı suret ise zarar vermez." (Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, Dördüncü Nükteli İşaret)

İnsanlık tarihinin hiçbir devrinde hadisler için kullanılan “ananeli / senetli” haber sistemi, başka kaynaklar için kullanılmamıştır. Bu sistemdeki haberlere inanmayanın başka hiçbir tarih bilgisine inanmaması gerekir.

O zamanın şartlarında insanların iletişim kıtlığı ve hadiseleri kamera gibi vasıtalarla netleştirme durumu olmadığından veya kitle iletişim araçları mevcut bulunmadığından; olayları tam olarak netleştirmeleri imkânsızdı. Çünkü yüzlerce ve hatta bazen binlerce insanın içinde meydana gelen bir olayı tam olarak "bu, budur" diye ifade etmek çoğu kez mümkün değildir. Bu nedenle Miladi 600'lü yıllarda ve okuma yazmanın az olduğu dönemde, 1.400 seneden beri bize sağlam ulaşan hadislerin elbette bu tarz farklı rivayetlerle ulaşması çok normal karşılanmalıdır ve karşılanmaktadır.

Evet, günümüzde bile meydana gelen olaylarla ilgili bu kadar farklı yorumların yapılması gösteriyor ki, hadislerin farklı nakillerle bize ulaşması gayet normal bir durumdur. Hatta tarihi olaylar içerisinde en net olarak bize ulaşan metinlerin başında, hadisler gelmektedir. Yine de bilinmelidir ki hadisler, ayetler gibi net ve kati değildir. Çünkü Allah'ın kelamı, çok hassas olarak muhafaza edilmiştir. Hatta Peygamberimiz (a.s.m) Hz. Cebraille (a.s) birkaç defa karşılıklı okumak suretiyle Kur'anı arz etmiş ve günümüze kadar bu âdet, özellikle ramazanlarda "mukabele" adıyla ümmet tarafından yapılmaya devam etmektedir.

Netice itibariyle, bize anlatılan ve aynı olayla ilgili bize ulaşan bütün hadisler için sonuç önemlidir. Zaten umumi manaya zıt olabilecek ne kadar rivayet varsa, zamanla işin uzmanları tarafından ayıklanmış ve mevzu (yani hadis olmayan sözler) sınıfına dahil edilerek hadis literatüründen çıkarılmıştır.

Yukarıda Üstad'ımızın verdiği misalde olduğu gibi, bir kıyye (1.282 gr) yiyecekle 200 kişinin doyduğu olay, kesin bir bilgidir. Bu kesin olan olayın farklı şekillerde aktarılmasına normal olarak bakmak ve işin kesinliğine odaklanmak gerekir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Hadislerin birçok raviden geçtiğini dikkate alırsak, hadislere neden güvenelim ve neden hadis inkarcılığı yapmayalım?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...