"Belki hafif ve az istibdadı, şiddetli ve kesretli yapmakmış!" Üstad neden hürriyet zamanına zayıf istibdat, meşrutiyet zamanına şiddetli istibdat diyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Elhasıl: Şedit bir istibdat ve tahakküm, cehalet cihetiyle şimdi hükümfermadır. Güya istibdat ve hafiyelik tenâsuh etmiş. Ve maksat da Sultan Abdülhamid'den istirdad-ı hürriyet değilmiş. Belki hafif ve az istibdadı, şiddetli ve kesretli yapmakmış!"

Üstad Hazretleri bu ifadelerinde; Abdulhamid’i hürriyet namına deviren zihniyetin, daha keskin ve şiddetli bir müstebit olduğunu ifade ediyor. Bunların amacı hürriyeti elde etmek değil, komitacılık namına istibdat etmek imiş.

Hakiki hürriyet adına yapılan bu tenkidi, "sabık istibdat rejimini istiyor" şeklinde maniple etmek, ancak ahmakların işi olabilir. Demek o dönemde Üstad Hazretlerinin bu ifadelerini çarpıtan bir zevat takımı bulunuyormuş ki, Üstad Hazretleri bu ikazı, yani yarım suali ifade etme ihtiyacı duymuş.

Yani Abdulhamit Han dönemi zayıf istibdat, onu deviren İttihat Terakki ve devamı niteliğinde olan yeni rejim dönemi de şiddetli istibdat dönemidir. Öyle olduğu zaten daha sonra tahakkuk etmiştir. Yeni rejimin 1950’ye kadar tam bir diktatörlük ve şeflik dönemi olması meseleyi ispata yeterlidir.

"Yarım sual: Nazik ve zayıf bir vücut ki, sivrisineklerin ve arıların ısırmasına tahammül edemediği için, gayet telâş ve zahmetle onları def'e çalışırken, biri çıksa, dese ki: 'Maksadı sivisinekleri, arıları def etmek değil, belki büyük arslanı ikaz edip kendine musallat etmek ister.' Acaba böyle demekle hangi ahmağı kandıracaktır?"(1)

Zayıf ve basit bir istibdada dahi dayanamayan bir adamın, şiddetli bir şekilde istibdadı tenkit etmesini, daha kuvvetli bir istibdadı istiyor ve onu davet ediyor demek ancak ahmakça bir tevil olabilir.

(1) bk. Divan-ı Harb-i Örfî, İki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yükleniyor...