"Hürriyet divanelikle yâd olunurdu; zayıf istibdat tımarhaneyi bana mektep eyledi... Meşrutiyette şiddetli istibdat, hapishaneyi mektep yaptı." İzah eder misiniz; iki mekteb-i musibet nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Vakta ki hürriyet divanelikle yâd olunurdu; zayıf istibdat tımarhaneyi bana mektep eyledi. Vakta ki itidal, istikamet; irtica ile iltibas olundu; Meşrutiyette şiddetli istibdat, hapishaneyi mektep yaptı." (Divan-ı Harb-i Örfi, Mukaddime)

Üstad'ımızın İstanbula geliş sebebi, Medresetüzzehra ismini verdiği Darülfununun oluşturulmasıydı. Fakat burada memurların müstebit ve zorba hâlleri ile karşılaştı. İşte II. Meşrutiyetin ilanından sonra sarfettiği bu ifadeler, o zamanın bir tasviri mahiyetindedir.

“Hürriyet divanelikle yâd olunurdu” ile ilgili husus ilk hürriyet hareketleri başlarken devlet hatta yabancılar hürriyetçileri gözden düşürmek için bunlara çoluk-çocuk muamelesi yapmak istemişlerdir. Osmanlı donanmasında görev yapan İngiliz amiral Sir Henry F. Woods Paşa hatıralarında Meşrutiyetin ilanı ile ilgili şöyle der:

“Hâkimiyet çocukların eline geçti, neler yapabileceklerini bekleyip görmek lazım.” (Sir Henry Woods, Türkiye Anıları 1869-1909, Osmanlı Bahriyesinde 40 yıl)

"Jön Türkler" ifadesindeki "jön", Fransızların koyduğu “genç” bazen de yeni manasına gelen bir kelime. Genç, yeni, tecrübesiz ve devlete akıl verecek ve hürriyet isteyecek kadar divane...

Yine bir kısım kişilere göre halkın kendi kendini ya da mebuslarla yönetebileceğini ve devlet işlerinin hürriyet ortamında yürütülebileceğini düşünmek divanelik ve delilikti. Onlara göre halkımız cahildi, henüz o seviyeye gelmemişti.

Yakın tarihte Hürriyetçileri ve Muhalifleri akıl hastanesine göndermek bir cezalandırma ve sindirme politikası olarak kullanılmıştır. Üstadı akıl hastanesine gönderen de aynı zihniyetti.

Üstad Hazretleri tımarhaneye “mektep” derken koca devletin düştüğü hâli, kırk senelik eğitimle öğrenilemeyecek durumun iki üç gün içerisinde öğrenildiğini ifade eder.

Üstad Hazretleri, II. Abdülhamid yönetimini “zayıf istibdat” olarak tarif eder. Meşrutiyetin 31 Mart’tan sonraki dönemine ise Hareket Ordusu, Bekirağa Bölüğü denilen meşhur hapishanedeki işkenceler ve Divan-ı Harb-i Örfî ile estirilen terör sebebiyle “şiddetli istibdat” der. Buraya da “ikinci mekteb” der.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Hürriyet budur ki: Kanun-u adalet ve tedipten başka, hiç kimse kimseye tahakküm etmesin. Herkesin hukuku mahfuz kalsın, herkes harekât-ı meşruasında şahane serbest olsun." İzah eder misiniz?

- "Şeriat'a istinad etmiş olan sultan-ı hürriyet, yüksek sada ile sizin gibi mâzinin en derin derelerinde gafil ve müteferrik bir kavme: 'Cehalet ve fakra hücum için fen ve san'at ve silah başına, ileri arş!' emrini veriyor." İzah eder misiniz?

- "İnsana karşı hürriyet, Allah'a karşı ubudiyeti intac eder." ifadesi ne demektir, açıklar mısınız?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...