"Ben!.. Ben!.." diye yazdımsa da sensin yine ol Ben; Hiçten ne çıkar, hem bana benlik yine senden." İzah eder misiniz? Burada vahdet-i vücud mesleği var gibi...
Değerli Kardeşimiz;
"Müflis ve fakir bekliyordum şimdi kapında
Tevhide eriştir beni, gel vârını sun da."" 'Ben!.. Ben!..' diye yazdımsa da sensin yine ol Ben,
Hiçten ne çıkar, hem bana benlik yine senden.
Affet beni ey affı büyük lütfu büyük Risalei'n-Nur!"(1)
"Bende benlik yok, çünkü ben diye bir şey yok, bende sen varsın." Burada "fena-fi'ş-şeyh" prensibi ifade edilmek isteniyor. Yani Hasan Feyzi Ağabey şeyhi olan Risale-i Nur'da ne kadar fani olduğunu ifade etmek istiyor.
"Bende bir kıymet bir fazilet varsa, bu benim değil, Risale-i Nur'un vesilesi ile Allah’ın bir lütfudur" diyerek, tahdis-i nimette bulunuyor.
Risale-i Nurlar velayet-i kübra mesleği olduğu için, onun dairesinde vahdet-i vücud olmaz. Bu sebeple şiirde ifade edilen cümleyi, bir coşkunluk, bir hissî taşkınlık olarak değerlendirmek gerekir.
Diğer bir mana olarak da, bu cümleler benliğini Risale-i Nur'un havz-ı kevserinde eritmiş bir Nur talebesinin hissiyatını yansıtıyor. Bu cümle de ifade edilen hissiyata Risale-i Nur'da tefani (fani olmak) etmek de denilebilir.
(1) bk. Emirdağ Lâhikası-I, 72. Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü