"Bir çadıra girse, o nam ile hürmet görür." Burada bahsi geçen "çadır", hakikatte ne oluyor, neye işarettir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Malum olduğu üzere Birinci Söz'de; mümin ve kâfir olmak üzere iki adam tasvir edilmiştir. Dünya ise büyük bir çöl olarak resimlendirilmiştir. Çölde, ihtiyaçlarımızı karşılamak için kabilelerin çadırları olduğu gibi, reisin veya tanınmış bir meşhur zatın namıyla dolaşmayan kişilere zarar veren yol kesici haydutlar da bulunmaktadır.

Üstadımız Birinci Söz'de; ehl-i küfrün gurur saikasıyla Allah namına hareket etmediklerinden, insana zarar verebilecek her türlü unsuru defetmek için bir güçleri olmadığını, ihtiyaçlarını karşılamak için de herhangi bir yere müracaat edip dua edemediklerini ifade eder.

Aynı şekilde Allah'ı bilen ve iman eden insanlar ise, kainatın her tarafından gelebilecek sıkıntılara ve tehditlere Allah'ın askeri nazarıyla bakar, O'na dayanarak korkudan kurtulur. Aynı şekilde ihtiyaç duyduğu ne varsa, yine Allah'tan ister ve çadır hükmünde olan sebeplere müracaat ederek ihtiyacını karşılar.

Evet, yerde ve gökte ne varsa hepsi kainat ağacının meyvesi olan insanların istifadesine sunulmuştur. Dünya imtihanının icabı olarak, bu hizmet mümin-kâfir ayırt edilmeksizin bütün insanlaradır. Ancak, hürmet görme ifadesi, kainattaki her şeyin ve onlara müekkel olan meleklerin mümin olan insanlara severek hizmet etmelerine bir işarettir.

Her bir tarla, her bir bostan bir çadır kabul edilebilir. İçine girdiğimizde, meyve ve sebzeleri ile iştihamızı celbedip, âdeta bize hürmet ediyorlar.

Atmosfer tabakası bir çadırdır; bizi kucaklayıp ciğerlerimizi temizlemektedir. Böylece Allah'ın hizmetkârları olan bütün sebepler ve vesileler, Allah namına nimetleri bize hürmetle ikram ederler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...