"Kur’an-ı Hakîmin hikmeti, hayat-ı şahsiyeye verdiği terbiye-i ahlâkiye ve hikmet-i felsefenin verdiği dersin muvazenesi..." Bununla alakalı şematik bilgi verir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

FELSEFENİN TİLMİZİ İLE KUR’AN’IN TİLMİZİNİN KIYASLANMASI

FELSEFENİN TİLMİZİ

KUR’AN’IN TİLMİZİ

Bir Firavundur.

Bir abddir.

Menfaati için en hasis şeye ibadet eder.

Âzam-ı mahlûkata ibadete tenezzül etmez.

Her menfaatli şeyi kendine rab tanır.

Cennet gibi âzam-ı menfaat olan bir şeyi gaye-i ibadet kabul etmez.

Mütemerrid ve muanniddir.

Mütevazıdır, selim, halimdir.

Bir lezzet için nihayet zilleti kabul eder. Şeytan gibi şahısların, bir menfaat-i hasise için ayağını öpmekle zillet gösterir.

Allah’tan gayrına, daire-i izni haricinde ihtiyarıyla tezellüle tenezzül etmez.

Cebbar bir mağrurdur.

Fakr ve zaafını bilir.

Kalbinde nokta-i istinat bulmadığı için, zatında gayet acz ile âciz bir cebbâr-ı hodfuruştur.

Mâlik-i Kerîminin ona iddihar ettiği uhrevî servetle müstağnîdir ve Seyyidinin nihayetsiz kudretine istinad ettiği için kavîdir.

Gaye-i himmeti, nefis, batnın ve fercin hevesatını tatmindir. Ve menfaat-i şahsiyesini menfaat-i kavmiye içinde arar.

Yalnız livechillâh, rıza-i İlâhî için, fazilet için amel eder, çalışır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...