Birinci Söz'de, "bismillah" demeyip, Allah namına hareket etmeyenlerin perişan olacakları yazılıdır. Fakat hayatta bunun tersini görüyoruz, nasıl izah eder siniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bizden daha rahat yaşıyorlar..." dediğiniz, işin maddî boyutudur. Hâlbuki Birinci Söz'de ifade edilen ise, manevî boyuttur. Karşısında idam sehpası hazır bekleyen bir insanın köşklerde ve saraylarda yaşaması onu mutlu edebilir mi? Üstad'ın On Yedinci Lem'a'da geçen şu ifadelerine bakalım:

"Acaba, hem ruhunda, hem vicdanında, hem aklında, hem kalbinde dehşetli musibetlerle musibetzede olmuş ve azaba düşmüş bir adamın, cismiyle zâhirî bir surette, aldatıcı bir ziynet ve servet içinde bulunmasıyla saadeti mümkün olabilir mi? Ona mesut denilebilir mi?"(1)

Yirmi Dördüncü Söz'de de yer alan bir hadiste şöyle buyruluyor:

“Dünyanın, Cenâb-ı Hakk'ın yanında bir sinek kanadı kadar kıymeti olsaydı, kâfirler bir yudum suyu ondan içmeyecek idiler.”(2)

Bu hadisten de anlaşılıyor ki, asıl mesele kalbimiz ve ruhumuzdaki huzurdur. Maddî olarak yükselmeyi ise Allah, kullarının gayretine bağlamıştır.

Müminler dünyaya gereği gibi çalışmadıkları için sıkıntı çekiyorlar, ahiretlerine çalıştıkları için de ahirette mutlu olacaklardır. Kâfirler ise dünyaya çalıştıkları için dünya işlerinde başarılıdırlar; ama ahirette elim azaba duçar olacaklardır. Elbette, İslam’da asıl olan kişinin hem dünyada hem de ahirette mesut olmasıdır. Ancak dünya fani ahiret baki olduğundan asıl olan akıbettir, ebedi saadettir.

Dipnotlar:

(1) bk. Lem'alar, On Yedinci Lem'a, Beşinci Nota.
(2) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Üçüncü Dal.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...