"Bu kâinatın lâmbası olan güneşin bir olması, umum kâinat birinin olmasına işaret ettiği gibi..." Bir, neden "bir"i gösteriyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvelâ, insanların eserleri ile Allah’ın eserleri arasında mukayese edilemez azim farklar vardır. Allah’ın her eseri mucizedir ve taklidi mümkün değildir. Lakin insanların eserleri taklit edilebildiği gibi, birlikte de icat edilebilirler. Bu yüzden, Allah’ın eserleri ile insanların eserleri mukayeseye gelmez.

İkincisi;

“Her şey her şeyle bağlıdır." (Mektubat)

Kâinat ve içindeki bütün eşya, birbiri ile öyle bağlıdır ki, âdeta kâinat parçalanmaz bir bütün gibidir. Mesela, güneş sistemi olmadan küçük bir arı yaşayamaz. Arı ile güneş sistemi arasında sağlam ve kopmaz bir münasebet vardır. Hayatın vücut bulabilmesi, bütün kâinatın ve içindeki sebeplerin bir araya gelmesine bağlıdır. Bu yüzden hayat, kâinat fabrikasının çarklarının dönmesi ile hâsıl olan bir neticedir, hulasadır ve en kıymetli mamuldür. Mesela hava, su, ateş, toprak bütün kâinatı istila etmiştir ve hayatın teşekkülünde en temel unsurlardır.

Bu sebeple kâinatın tümüne sahip olamayan, küçücük bir parçasına da sahip olamaz. Ya da küçücük bir şeye sahip olabilmek için kâinata sahip olmak lazım.

Kâinattaki nizamı ve sistemi kontrol edebilmek içinde sonsuz bir ilim, mutlak bir irade ve nihayetsiz bir kudret lazımdır. Ki, bu vasıflar da ancak Cenab-ı Hakk’a mahsustur. Bu vasıflara haiz olmayan herhangi bir sebebin bir şey icad etmeye muktedir olması mümkün değildir.

Aynı şekilde bir elmanın meydana gelmesi için, güneş, hava, su ve toprak lazım. Sebepler açısından, birisi olmasa, elma olmaz. Allah bir elmanın vücut bulabilmesi için bütün kâinatı istihdam edip ona hizmetçi yaptırıyor. Öyle ise elmayı kim icat ediyor ise, ona lazım olan bütün sebeplerin mucidi ve sahibi de odur.

Bir eserin benzeri ve alternatifi yok ise, sanatkârının bir olduğunu ilan ve ispat eder. Mesela dünyamızın hayata elverişli bir hale gelmesinde görev almış bulunan güneş, hava, su, toprak her yeri ihata etmiştir. Bütün bunlar onların Halıklarının da bir olduğunu gösterir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

sancaktarân

Güneş dünyamıza bir lamba; fakat burada kâinatın lambası deniliyor. Nasıl anlayabiliriz?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Boş ve hali bir yerde yanan başka bir güneşin lamba olma özelliği yoktur. Çünkü lamba birilerinin görmesine yardım etme özelliğinden dolayı lamba olarak isimlendirilir. Bu durumda lamba tabirinde insan ile ilişkilendirilme bulunuyor. Şayet diğer gezegenlerin de kendilerine özgü insanları veya ışığa ihtiyacı olan varlıkları olmuş olsa idi, o zaman Güneş'in tek olma vasfı kalmazdı.

Ama kainatın merkezinde insan var ve insanın yaşadığı yerin lambası tektir o da Güneş'tir. Diğer gezegenler ve yıldızlar ise, soba ve lamba özelliği olmayan başka yıldızlar ve sanatlar oluyorlar. Mesela, yüzlerce odası olan bir sarayın sadece bir odasında oturanlar varsa, diğer yerlerde yanan lambalara ihtiyaç yoktur. Aynen bunun gibi, kâinatın ışığa muhtaç varlıkları olan başta insan olarak hayvan ve bitkiler burada yaşadıklarından, bu kainatın tek güneşi olarak Güneş'imizin tavsif edilmesi aynı hak, mahz-ı hakikattir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...