"Bütün kâinat kabza-i tasarrufunda olmayan ve bütün eşyayı bütün şuûnâtıyla birden görmeyen ve nihayetsiz işleri beraber yapamayan ve her yerde hazır ve nazır bulunmayan ve mekândan münezzeh olmayan..." izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bütün kâinat kabza-i tasarrufunda olmayan ve bütün eşyayı bütün şuûnâtıyla birden görmeyen ve nihayetsiz işleri beraber yapamayan ve her yerde hazır ve nazır bulunmayan ve mekândan münezzeh olmayan ve nihayetsiz hikmet ve ilim ve kudrete mâlik olmayan, bize sahip olamaz ve müdahale edemez."

Bu cümlede çok veciz bir tevhid dersi verilmektedir. Bu kâinat ağacı (veya fabrikası) insanı netice verecek şekilde takdir edilmiş, onda vazife alan eşyanın bütün hususiyetleri, halleri ve işleri İlâhî hikmetle tanzim edilmiş ve sonsuz bir kudretle yaratılmıştır. Cenab-ı Hak, kâinatta vazife gören her şeyi birlikte idare etmektedir. Her şey O’nun ilminde beraberce bulunurlar ve O, muhit ve mutlak sıfatlarıyla her şeyin yanında hazır ve nazırdır.

Her şeyde her an sayılamayacak kadar çok iş birlikte icra edilmektedir. Bunun sadece bir misali insanda bir saniyede sekiz milyon alyuvar yaratılmasıdır. Bunları yapan Zât, ilmi ve kudretiyle elbette her şeyin yanındadır. “Yaratan bilmez olur mu? O Latif ve Habirdir.” Meâlindeki âyet-i kerime bu hakikati ders verir (Mülk Sûresi,14). Bir ismi Nur ve bütün esmâsı nuranî olan Cenab-ı Hak elbette, maddî eşya için söz konusu olan mekândan ve zamandan münezzehtir.

İşte sayılan bütün bu sıfatlara sahip olmayan bir şey yahut bir sebep bir tek çiçeğin bile sahibi ve mâliki olamaz. Zira Üstadın ifade ettiği gibi; “Her şey her şeyle bağlıdır. Bir şey her şeysiz yapılmaz. Bir şeyi halk eden, her şeyi halk etmiştir." (Mesnevî-i Nuriye)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...