Büyük zatların ibadetlerinin miktarında abartı ifadeleri var mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bediüzzaman, ehl-i hakikatin ağzından çıkan bu tür ifadelerin mübalağa olmadığını, belki bir gerçeğin ifadesi olduğunu söyler ve Üçüncü Lem'a adlı eserinde de izah ve ispatını yapar, şöyle ki;

"Bu hakikate işareten, Leyle-i Kadir gibi bir tek gece, seksen küsur seneden ibaret olan bin ay hükmünde olduğunu, nass-ı Kur’ân gösteriyor. Hem bu hakikate işaret eden, ehl-i velâyet ve hakikat beyninde bir düstur-u muhakkak olan 'bast-ı zaman' sırrıyla, çok seneler hükmünde olan birkaç dakikalık zaman-ı Miraç, bu hakikatin vücudunu ispat eder ve bilfiil vukuunu gösteriyor. Miracın birkaç saat müddeti, binler seneler hükmünde vüs’ati ve ihatası ve uzunluğu vardır. Çünkü, o, Miraç yolunda bekà âlemine girdi. Bekà âleminin birkaç dakikası, şu dünyanın binler senesini tazammun etmiştir."

"Hem şu hakikate bina edilen beyne’l-evliya kesretle vuku bulmuş olan bast-ı zaman hadiseleridir. Bazı evliya bir dakikada bir günlük işi görmüş, bazıları bir saatte bir sene vazifesini yapmış, bazıları bir dakikada bir hatme-i Kur’âniyeyi okumuş olduklarını rivayet edip ihbar ediyorlar. Böyle ehl-i hak ve sıdk, bilerek kizbe elbette tenezzül etmezler. Hem o derece hadsiz ve kesretli bir tevatürle bast-ı zaman (HAŞİYE) hakikatini aynen müşahede ettikleri medar-ı şüphe olamaz."

"Şu bast-ı zaman, herkesçe musaddak bir nev’i, rüyada görünüyor. Bazan bir dakikada insanın gördüğü rüyayı, geçirdiği ahvâli, konuştuğu sözleri, gördüğü lezzetleri veya çektiği elemleri görmek için, yakaza âleminde bir gün, belki günler lâzımdır." (1)

Bediüzzaman, Kehf Suresinin 18. ayetini de bu hakikata delil gösteriyor. Ayet meali şöyledir;

"İşte, onları nasıl uyuttuysak öylece de uyandırdık. Derken aralarında konuşmaya başladılar. Birisi: 'Ne kadar uykuda kaldınız?' diye sorunca bazıları: 'Bir gün, belki bir günden de az!' diye cevap verdiler. Diğerleri de: 'Uykuda ne kadar kaldığınızı tam tamına ancak Rabbiniz bilir.' dediler."

(1) bk. Lem'alar, Üçüncü Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

mehmetdiri
ancak çevremde bunun olumsuz tezahürlerini çok gördüğüm oluyor...mesela;bir arkadaşım bazen sabahları kapanıp zikir çekiyor..onu anlatanlar hergün şu kadar zikir çekiyor diyorlar...başka bir arkadaş okumayı seviyor ve bazı günler,bir günde kitap bitirdiği oluyor..onun için''hergün bir kitap bitirir''deniliyor.. insan hüsn-ü zanna memurdur,fakat;bu hüsn-ü zan,insanlar hakkında gizli bir yalan olan mübalağaya bizleri itmemeli...çevremdeki,gerçekten çok iyi niyetli ve temiz insanların bu mübalağaları yaptıklarını gördükçe,bu sefer bu büyük zatlar hakkında da insanlar abartı yapabilir gibi geliyor.şeyh uçmaz mürit uçurur sözü bir yönden de doğru gelmeye başlıyor.. işin diğer yönü;insan faziletli bir iş yapsa bunu gizler ve faşetmez...ki bunu o büyük zatlar bizden çok daha iyi bilirler..şimdi öyle büyük bir zat çıkıp ta ''ben hergün 8 kere hatim yapıyorum''der mi??bu o kadar vartaya düşürebilecek bir söz ki... 1. si-8 kere hatim indirmesi bize ne yönden örnek olabilir de,örnek olsun diye söylemiş olsun?(yani 8 kere de indirse nasıl olsa bast-ı zamanla belki bu,gününün belli bir vaktini alıyor diyelim..o zaman 8 kere hatim indirmesinden çok ,gününün ne kadarını kur'an okumaya ayırdığı bizim için ölçü olurdu.mesela gününün yarısını kur'an okumaya ayırırdı dense daha bir örnek olmaz mıydı?) 2-ben keramet ehliyim..zaman içinde zamanla hergün 8 hatim yapıyorum..demiş oluyor..kerametin izharı caiz değil ki bir kere... 3-bunca uydurma hadis var..hadisler o kadar hassas mizanlarla tespit edildiği halde,uydurma hadisler yine de piyasada geziyor..o halde(menkıbeler hakkında) bu rivayetlerin çoğuna niçin uydurma olabileceği gözüyle bakılmıyor... neticede tabii ki anlatılan bu kadar hadise ince bir ip gibi bile olsa,kerametin var olduğu gerçeğini kopmaz bir halat sağlamlığında bize sunuyor,ancak bu durum;bizim her rivayeti doğru kabul ederek sahiplenip,savunmamızı gerektirmez ki?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)

Düşüncelerinizi aynen paylaşıyoruz. Verilen cevabımızda da ehl-i hakikat tabirini kullanmıştık. Yoksa istismara çok açık bir konudur. İslam tarihine ve günümüze baktığımızda islam adına en çok istismar edilen şeyin, maalesef tarikatlar olduğunu görmekteyiz. Çünkü iddia edilen şeylerin ispatı ve bazen de izahı mümkün olmayabiliyor. Cevabımızda, az zamana, çok işlerin sıkıştırılabileceğinin ispatı yapılmıştır. Yoksa bunu iddia eden her kes mutlaka yapmıştır denilmemektedir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...