"Celil-i Zülcemalin kendini tanıttırılmasına ve sevdirilmesine..." Burada neden tanıtmak ve sevdirmek denilmemiş olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve o Celîl-i Zülcemâlin kendini tanıttırılmasına ve sevdirilmesine zevk ile muttali olduklarını müttefikan haber vermeleri... Yine bir Zât-ı Vâcibü’l-Vücudun, bir Cemîl-i Zülcelâlin vücuduna ve insanlara kendini tanıttırmasına katiyen şehadet eder."

"Hem kâinat yüzünde ve mevcudat üstünde işleyen kalem-i tahsin ve tezyin, o kalem sahibi Zâtın esmâsının güzelliğini vazıhan gösteriyor." (Sözler, 33. Söz, Yirmi Altıncı Pencere)

Üstad’ın burada “tanıttırılması ve sevdirilmesi” şeklindeki pasif (edilgen) kalıbı tercih etmesinin hikmeti, sadece dil farkı değil, tecellî yönünü vurgulamaktır.

1. “Tanıtmak” Zatî Fiil

“Tanıtmak” dendiğinde, fiilin faili doğrudan Allah’tır. Bu ifade ilahi irade ve maksat yönünü ön plana çıkarır:

“Allah kendini tanıtmak istedi, tanıttı.”

Bu, “قُلِ اللَّهُ ثُمَّ ذَرْهُمْ” (De ki Allah’tır, sonra bırak onları) gibi doğrudan tevhid ilanını hatırlatır.

2. “Tanıttırılmak” Tecellî Fiili (dolaylı, müşahede yönü)

“Tanıttırılması ve sevdirilmesi” ise Allah’ın kâinattaki eserleri, isimleri, fiilleri vasıtasıyla kendini bildirmesidir. Burada fiil ondan (c.c) zuhur eder ama mahlukatta temessül ederek görünür.

Yani Zat doğrudan görünmez, ama eseriyle, güzelliğiyle, nizamıyla, muhabbetle kendini tanıttırır. Bu sebeple “tanıttırılmak” kelimesi, evliya ve ariflerin müşahede ettiği dolaylı marifet yoluna tam uygun düşer. Çünkü onlar Allah’ın zatını değil, tecellilerini görürler.

Cümlede Üstad, “o Celîl-i Zülcemâlin kendini tanıttırılmasına ve sevdirilmesine zevkle muttali olduklarını müttefikan haber vermeleri...” diyor. Yani bu, evliya ve ariflerin müşterek müşahedesidir. Cümlenin evvelindeki bu ifade de buna işaret eder: "Ezelî bir hakikat-i cazibedarın cezbiyle olduğunu hüşyar kalplere gösterir." Onlar Allah’ın zatını doğrudan müşahede etmezler. Çünkü “Lâ tudrikuhul ebsâr” (Gözler onu idrak edemez) sırrı vardır. Ama onun (c.c) isimlerinin tecellîleriyle tanıttırmasına şahit olurlar.

Sonuç olarak Üstad burada marifetullahın şuhûdî cihetini anlattığı için, yani evliyanın keşfen gördüğü tecellileri anlatırken, “tanıttırılması ve sevdirilmesi” ifadesini seçiyor. Bu, tecellinin zuhur yönüne ve kulun şuhûdî idrakine tam muvafık bir üslup oluyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 237
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Kullanıcı

Burada “tanıttırılması ve sevdirilmesi” ifadeleri, Allah’ın kendisini doğrudan değil, dolaylı olarak, yani eserleri, isimleri ve fiilleriyle tanıtması anlamına geliyor. Bu fark, vurgu farkıdır, anlam aynı kökten gelir, ama biri fiilin doğrudan kaynağını, diğeri tecellî tarzını öne çıkarır.

Evet, burada “dolaylı tanıtma” vurgulanıyor. Cümlenin bağlamında Üstad, evliya ve ariflerin keşif yoluyla gördükleri hakikatten bahsediyor. Yani Allah’ın zâtını doğrudan müşahede etmek değil, yarattığı güzellikler, nurlar, cezbe ve cazibeler aracılığıyla O’nun kendini tanıttırmasına şahit olmaktan söz ediyor.

“...Cazibeler, incizaplar, cezbe-i umumîler ezelî bir hakikat-i cazibedârın cezbiyle olduğunu hüşyar kalblere gösterir.”

Burada, Allah’ın eserleriyle kendini tanıtma tarzı anlatılıyor. Yani:

İnsan güzelliği görünce hayran oluyor → Cemîl ismiyle tanıyor.

Kâinattaki düzeni görünce hayret ediyor → Hakîm ismiyle tanıyor.

Kalbinde muhabbet hissedince → Vedûd ismini tanıyor.

Dolayısıyla: "Tanıttırılması" Allah’ın isim ve fiilleri vasıtasıyla kendini bildirmesi demektir. "Kendini tanıtmak" Doğrudan ilahî irade ve maksat yönüdür. "Kendini tanıttırmak" Dolaylı tecellî, mahlûkat vasıtasıyla tanıtma yönüdür.

  • Neden dolaylı anlatım tercih edilmiş?

Çünkü burada bahsedilen “tanıttırılma” hadisesi, evliya ve ehl-i keşifin yaşadığı manevî tecrübeler üzerinden açıklanıyor. Onlar; Kâinatın güzelliğinde Allah’ın cemalini, Kalpteki sevgide Allah’ın muhabbetini, Varlıklardaki çekimde Allah’ın cazibesini müşahede etmişler.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...