"Cenâb-ı Hak, Hakîm-i Mutlak, hâzır, nâzır olduğu için, abdin duasına cevap verir." Duamıza cevap verildiğini anlayabilir miyiz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın dualarımıza cevap verdiğini anlamamızın iki yolu vardır:

Birisi, Allah sonsuz ilim ve merhamet sahibidir. Kullarını nihâyetsiz âciz ve fakir olarak yaratan ve onların kalbine isteme duygusu veren Allah’ın, onların dualarına cevap vermemesi O’nun sonsuz hikmetiyle ve merhametiyle bağdaşmaz.

Üstad Hazretleri şöyle buyurur:

“Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi.”

Rabbimiz, bizim şu âlemi seyretmemizi istemeseydi, ana rahminde bize göz takar mıydı?

Bu güzel sesleri işittirmek dilemeseydi bize kulak verir miydi?

İşte, âhiretin varlığına en büyük bir delil insan ruhuna konulan bu “ebedî yaşama” arzusudur.

İnsan imanda terakki ettikçe, Rabbine kavuşmaya daha fazla iştiyak gösterir. Ahirete bol sermaye gönderdikçe, oraya kavuşmayı daha çok istemeye başlar.

İstikbalini düşünen ve ileride kavuşacağı mevkileri dikkate alan çalışkan bir öğrencinin, okulun bahçesine ve kantinine fazla rağbet etmemesi gibi, onun kalbinde de dünya sevgisi gitgide azalır.

Cenab-ı Hak her duaya cevap verdiğini şöyle beyan etmektedir:

“Bana dua edin ki, size cevap vereyim.” (Mü’min Suresi 40/ 60)

Ancak, cevap vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır.

İkincisi, yapmış olduğumuz dualara, talep ettiğimiz arzularımıza nasıl bir cevap verildiğinin bazı emarelerini hayatımızda görebiliriz.

Öyle ise, "Duam kabul olmadı" denilmemeli, daha güzel bir şekilde kabul olundu, ya da “İsteklerim hakkımda hayırlı değildi, ahirete tehir edildi.” denilmeli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...