Block title
Block content

Birinci Mebhas, Beşinci Nokta

İçerikler

  1. "Cevap vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her dua için cevap vermek var. Fakat kabul etmek, hem ayn-ı matlubu vermek, Cenâb-ı Hakkın hikmetine tâbidir." cümlelerini izah edebilir misiniz?

  2. Her duaya cevap var. Fakat kabulu, Cenab-ı Hakk'ın hikmetine tabi. Allah'ın hikmeti zamanla değişmeyeceğine göre, neden "bazı vakitlerde dua makbul" deniyor?

  3. "Cevap vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her dua için cevap vermek var..." Duaya cevap vermek nasıl oluyor?

  4. "İman, duayı bir vesile-i kat'iye olarak iktiza ettiği ve fıtrat-ı insaniye onu şiddetle istediği gibi, Cenâb-ı Hak dahi, 'Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?' ferman ediyor..." Bu ifadeleri izah eder misiniz?

  5. Duada bir şeyi şiddetli istemek, duayı ubudiyet manasından çıkarır mı?

  6. "Hem güneşin ve ayın tutulmaları, 'küsuf ve husuf namazları' denilen iki ibadet-i mahsusanın vakitleridir. Yani, gece ve gündüzün nuranî âyetlerinin nikaplanmasıyla bir azamet-i İlâhiyeyi ilâna medar olduğundan, Cenâb-ı Hak, ibâdını o vakitte bir nevi ibadete davet eder." Burada nasıl bir azamet var?

  7. Eğer bir şeyi gönülden istiyorsak, o isteğimiz de bir türlü gerçekleşmiyorsa, ne yapmamız lazım? Risalelerden örnek verebilir misiniz?

  8. "Fakat insanın hevâperestâne ve heveskârâne tahakkümüyle değil,.." cümlesini izah eder misiniz? Buradaki "hevâperestâne" ifadesine, gayrimeşru istekler misal verilebilir mi?

  9. "Yağmursuzluk yağmur namazının sadece vaktidir. Yağmur duası ve namazı sadece Allah’ın rızasını kazanmak için eda edilir. Yağmur yağması için değil." Peki biz bela ve musibetlerin gitmesi icin çok kere dua ediyoruz; bunlar ibadet olmuyor mu?

  10. "Hem dua bir ubûdiyettir. Ubûdiyet ise, semerâtı uhreviyedir. Dünyevî maksatlar ise, o nevi dua ve ibadetin vakitleridir. O maksatlar, gayeleri değil." İhtiyacım olduğu için istemiyecek miyim, bu istemek yanlış mıdır?

  11. "Cenâb-ı Hak, Hakîm-i Mutlak, hazır, nazır olduğu için, abdin duasına cevap verir. Vahşet ve kimsesizlik dehşetini, huzuruyla ve cevabıyla ünsiyete çevirir." Allah'ın dualarımıza cevap verdiğini nasıl anlayabiliriz?

  12. "Fakat insanın hevâperestâne ve heveskârâne tahakkümüyle değil, belki hikmet-i Rabbâniyenin iktizasıyla, ya matlubunu veya daha evlâsını verir veya hiç vermez." cümlesini ve "heva ve hevesi" nasıl anlamalıyız?

  13. "Bütün kâinattan dergâh-ı İlâhiyeye giden bir duâdır." cümlesinde "kâinatın duâsı"nı nasıl anlamalıyız?

  14. Hâl dili ile istemek, ne demektir?

  15. Bütün mahlûkatın bir çeşit ibâdetle meşgul oldukları, tesbih ve secde ettikleri ifade edilmektedir. Bu konuyu biraz açıklar mısınız?

  16. İstidat lisanıyla yapılan duayı okumuştum. Tarlaya attığımız her tohuma Allah (c.c.) filizlenmek istidadı vermiş midir? Eğer filizlenmek istidadi varsa, neden hepsi filizlenemiyor ve bazıları çürüyor? Bu durum insan istidadı için de geçerli midir?

  17. Meşhur duâ diye ifade edilen bizim duâlarımız da iki kısma ayrılıyor. Biri fiilî ve halî; diğeri kalbi ve kalî. Bu konuyu biraz açabilir misiniz?

  18. Samimi dualar cevapsız, sonuçsuz kalır mı?

  19. Yirmi Üçüncü Söz'ün, Beşinci Noktası'nda geçen dua çeşitlerini tafsilatıyla izah eder misiniz?

  20. "...Hattâ çift sürmek, hazîne-i rahmet kapısını çalmaktır. Bu nevi duâ-i fiilî, Cevâd-ı Mutlakın isim ve unvânına müteveccih olduğundan, kabule mazhariyeti ekseriyet-i mutlakadır." Buradaki "isim ve unvana müteveccih olma" ifadesini nasıl anlamalıyız?

  21. "Bir sultan gibi bütün kâinatın duâlarını kendi duâmızın içine almamız" ne anlama gelmektedir?

  22. "Kâinatın bir güzel takvimi olmak" ne demektir?

  23. "Duânın, tükenmez bir kuvvetin medarı ve vesilesi olmasını" açıklar mısınız?

  24. "O duâya yapışmakla a'lâ-yı illiyyîn-i insaniyete çıkmak" ne demektir?

  25. "Bir sultan gibi bütün kâinatın dualarını kendi duan içine al, bir abd-i küllî ve bir vekil-i umumî gibi İYYAKE NESTAİN de, kâinatın güzel bir takvimi ol..." Burayı izah eder misiniz?

  26. Nasıl dua etmeliyiz, bu konuda Risalelerde öneriler var mı? "Allah'ım şu şey hayırlı ise ver." diye dua etmemiz daha iyi deniliyor...

  27. Kişi dua ederken, aczini ve fakrını anlayacak, deniyor Risalelerde. Aczini fakrını anlaması ne demektir, açıklar mısınız?

  28. "İşte, ey âciz insan ve ey fakir beşer!.." Risalelerde insan için aciz, beşer için fakir ifadelerinin kullanılmasının hikmeti ne olabilir?

  29. "Duânın, rahmet hazinesinin anahtarı olması" ne demektir?

Yükleniyor...