"Madem katli halk eden Haktır. Niçin bana kàtil denilir?" Soruyu ve cevabını izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Eğer desen: Madem katli halk eden Haktır. Niçin bana kàtil denilir?

Elcevap: Çünkü, ilm-i sarf kaidesince, ism-i fail, bir emr-i nisbî olan masdardan müştaktır. Yoksa, bir emr-i sabit olan hâsıl-ı bilmasdardan inşikak etmez. Masdar kisbimizdir; kàtil ünvanını da biz alırız. Hâsıl-ı bilmasdar, Hakkın mahlûkudur. Mes’uliyeti işmam eden birşey, hâsıl-ı bilmasdardan müştak kılınmaz."

Arapçada, "İnşikak" ilmi dediğimiz kelime türetme şekilleri vardır.

Her kelimenin kökü vardır. Kök kelime bilindikten sonra, o kelime ile ilgili diğer kelimeler de kök esas alınarak tespit edilir. Ancak bunu yaparken, kullandığımız birtakım bablar vardır. Bunlara kalıp da diyebiliriz.

"Darb" fiilini misal verelim. Darb: Vurmak demektir.

Peki, vuran ve vurulana ne ad verilecektir? İşte burada kalıplarımız devreye girecektir.

Vuranı bulmak için “Fail”, vurulanı bulmak için de “Mef'ul” kalıplarını kullanıyoruz. Fail, "Darib" şeklinde bir isim çıkacaktır. "Darib" vuran demektir.

Üstadımız bu mühim meseleye Arapçanın lisan konusu dediğimiz sarf-nahiv ilminin kaidesince cevap verir. Çünkü Arapçada failler emri nisbi olan mastarlardan türetilirler. Diğer lisanlarda da bu kaide geçerlidir. Mastarlar, yani sonunda -mek -mak eki eklediğimiz her kelime mastar olup nisbidir, emr-i itibaridir, bir mevcut olarak telakki edilemez. Hariçte varlığı yoktur. İtibar giderse o mevcut da gider. Emr-i itibari ile alakalı bütün bilgiler bu mastar mevzunda da geçerlidir.

"Katele" öldürdü. "Katlen" öldürmek, "katil" öldüren, "maktul" öldürülendir. Bütün bu kelimelerin tamamı "katlen" diye ifade ettiğimiz mastardan türetilir. Türetilmenin kaynağı olan mastarlar bir cihette vardır. Zira bütün kelimeler ondan türetilir. Olmasa idi bunlar tezahür etmezdi.

Aynı zamanda bütün mastarlar emri itibaridir, varlık sahibi değildir. İş yapmazlar, bu cihette de yok gibidirler. Mademki Arapça gramerde failler nisbi hususiyet taşıyan mastarlardan türetilirler. Bu sebepten dolayı mastar, insanın elindedir. Fail de mastardan türetildiğinden dolayı, kul o mastarı kendi tercih ettiği için, "katil" ünvanını da mastarı tercih eden alır.

Fiiller hâsılı bil mastar dediğimiz maktulden türetilmez, çünkü maktul öldürülmüş demektir. Yani neticeyi tayin eder. Katlen mastardır, bu hususiyeti takdir kulun elindedir. İsmi failler de mastardan türetildiğinden ve hâsıl-ı bilmastardan türetilmediğinden "katlen" mastarını kullanan insan fail olur, katil ünvanını alır. "Katlen"den zuhur eder, neticeyi yani ölümü Allah yaratır. Katil unvanını ise kul alır. Çünkü ismi failler hâsıl-ı bilmastar olan maktulden türetilemez.

Yani kul iradesi ile meylini istediği gibi kullanır, Cenab-ı Hak da kudreti ve iradesi ile yaratır. Kulun meylini kullanması mastardır ve mesuliyeti işmam eder. Neticeyi kul yaratamaz, kulun buna gücü yetmez.

Zira sebep fail gibidir. Burada sebep, meylin öldürmeye kullanımıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...