"Cenab-ı Hak, mevcudata karşı, tevlid ve tevellüdü işmam edecek bütün rabıtalardan münezzehtir. Şerik ve muinden ve hemcinsten müberradır." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Cenâb-ı Hak, mevcudata karşı, tevlid ve tevellüdü işmam edecek bütün rabıtalardan münezzehtir. Şerik ve muinden ve hemcinsten müberrâdır. Belki mevcudata karşı nisbeti, hallâkıyettir." (Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şule, Üçüncü Şua, Üçüncü Cilve)
Bu vecize, Bediüzzaman Said Nursi'nin Risale-i Nur Külliyatı’ndan Sözler isimli eserinde (25. Söz) yer almaktadır ve İslam inancındaki Tevhid (Allah'ın birliği) ve Tenzih (Allah'ın noksan sıfatlardan uzak olması) hakikatini çok veciz bir şekilde açıklamaktadır.
İfadenin kelime anlamları ve genel açıklaması şu şekildedir:
Kelime Anlamları:
Cenâb-ı Hak: Hak olan, mutlak var olan şerefli ve yüce Allah.
Mevcudat: Yaratılmış olan her şey, varlıklar, kâinat.
Tevlid: Doğurmak, dünyaya getirmek.
Tevellüd: Doğmak, bir şeyden meydana gelmek.
İşmam edecek: İhsas edecek, çağrıştıracak, kokusunu verecek, akla getirecek.
Rabıta: Bağ, ilişki, münasebet.
Münezzeh: Arınmış, temiz, uzak ve yüce.
Şerik: Ortak, ortak olan.
Muin: Yardımcı.
Hemcins: Aynı cinsten olan, benzer, akran.
Müberrâ: Beri, uzak, temiz, berrak, beri kılınmış.
Nisbet: Bağ, ilgi, ilişki.
Hallâkıyet: Sürekli ve her an mükemmel bir şekilde yaratıcılık, yaratma vasfı.
Cümlenin Günümüz Türkçesiyle Açıklaması
"Yüce Allah, yarattığı varlıklara karşı, doğurmayı veya doğmayı çağrıştıracak her türlü bağdan ve ilişkiden tamamen uzaktır (münezzehtir). Onun hiçbir ortağı, yardımcısı ve kendi cinsinden bir benzeri yoktur; bunlardan tamamen beridir. Aksine, onun varlıklarla olan ilişkisi, sadece onları sürekli ve mükemmel bir şekilde yoktan var etme (yaratıcılık) ilişkisidir."
Vecizenin Kısa Tefsiri ve Mesajı
Doğma ve Doğurulmaktan Uzak Olması (İhlas Suresi Hakikati): İslam inancının temel direği olan İhlas Suresi'ndeki "O, doğurmamış ve doğurulmamıştır." (Lem yelid ve lem yûled) ayetinin bir tefsiridir. Allah için insani, hayvani veya maddi özellikler olan "üremek", "doğurmak", "bir babaya veya evlada sahip olmak" gibi kavramlar asla düşünülemez. Maddeden ve zamandan münezzeh olan yaratıcı, bu tarz maddi bağlardan tamamen uzaktır.
Benzeri ve Ortağı Olmaması: Cenab-ı Hak, kâinatı yönetirken veya yaratırken bir yardımcıya (muin) ihtiyaç duymaz. Onun icraatlarına müdahale edecek bir ortağı (şerik) da yoktur. Aynı zamanda O, yarattığı mahlukata benzemez; yani onun bir "hemcinsi" veya dengi mevcut değildir.
Varlıklarla Tek İlişkisi: Yaratıcılık (Hallâkıyet): Peki, Allah ile kâinat arasındaki bağ nedir? Bu bağ, bir babanın evladıyla olan biyolojik bağı gibi bir bağ değildir. Allah ile mevcudat arasındaki tek bağ Yaratıcı-Yaratılan (Hâlık-Mahluk) ilişkisidir. Allah "Hallâk"tır; yani her an, her saniye kâinattaki her şeyi ilmi, iradesi ve kudretiyle benzersiz bir şekilde yoktan var etmektedir. Bizler onun sadece sanat eserleriyiz, -haşa- evlatları veya uzantıları değiliz.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü