"Çok zamanlar, talebelerini kendi iaşe ederdi." Üstad'ın malı mülkü olmadığı halde, bunu nasıl yapmıştır?
Değerli Kardeşimiz;
Muazzez Üstadımız Eski Said döneminde hem kendisinin, hem talebelerinin ve hem de medresenin ihtiyaç ve iaşesini Van evkafının medresesi için ayırdığı imkân ve paralarla deruhte etmiştir.
Muazzez Üstadımız, mahalli âdetlere muhalif olarak, kendi talebelerine, “ratıp” getirmeyi ve gidip zekât toplamayı yasaklamıştı.
O zamanın evkaf nezareti ulema ve medreseler için bir bütçe ayırıyordu. İşte Van’ın evkaf idaresi de, muazzez Üstadımız'ın medrese hizmetinin ihtiyacını ödenek ayırarak karşılamıştır.
Ratıp: Kürtçe bir ifadedir. Eskiden her bir talebe, kabını götürerek bir köylünün evinden günde üç defa evde pişirilen yemekten alır, medreseye getirirdi. Veya medrese sahibinin itibarı varsa, masraflarını köylüler üzerine alır ve yemekler medreselerde pişirilirdi.
İşte bu iki metoda "ratıp" denirdi. Bediüzzaman Hazretleri ne ratıba müsaade etti, ne de talebelere zekât toplattı.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü