"Deccalı öldürebilecek, mesleğini değiştirecek, ancak harika ve mu’cizatlı ve umumun makbulü bir zat olabilir." Buradaki mesleğini değiştirecek ifadesini nasıl anlayabiliriz?
Değerli Kardeşimiz;
"Sihir ve manyetizma ve ispritizma gibi istidracî harikalarıyla kendini muhafaza eden ve herkesi teshir eden o dehşetli Deccalı öldürebilecek, mesleğini değiştirecek, ancak harika ve mu’cizatlı ve umumun makbulü bir zat olabilir ki, o zat, en ziyade alakadar ve ekser insanların peygamberi olan Hazret-i İsa Aleyhisselâmdır." (Şualar, Beşinci Şua, İkinci Makam, On Üçüncü Mesele)
Sinsi ve aldatmakla iş yapacak olan Deccalın mesleği, materyalist bir felsefe ile insanları dinsizliğe ve sefahete sevk etmektir.
Deccalizmin iki boyutu vardır; birincisi fikir boyutu, ikincisi ise sistem ve güç. Risaleler Hz. Mehdiyi temsil ederken, İsevî ruhanîler de Hz. İsa (a.s)'ı temsil etmektedir. "Ahir zamanda Hz. İsa (a.s) gelir, Mehdiye tabi olur..." (bk. Buhari) hadisinde ifade edilen hakikat mucibince, Hz. İsa (a.s) ile Hz. Mehdi birlikte hareket edip hizmet edecekler. Burada Deccalın dinsiz olan fikir cephesini Hz. Mehdi dağıtacaktır. Oradan açılan yolda Hz. İsa (a.s) Deccalın sistemi ve maddî müesseselerini tarumar edecektir.
"İsa Aleyhisselâm Büyük Deccalı öldürür." (bk. Tirmizi, Fiten, 62)
Hadîsinde açıkça ifade edildiği gibi, Deccalı ve cereyanlarını Hz. İsa (a.s) öldürüp yok edecektir. Bunu da Müslümanlarla birleşerek yapma gibi bir yolla başaracaktır.
“Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelir, Hazret-i Mehdîye namazda iktida eder, tabi olur." (bk. Buhari, Enbiya, 49)
Burada Hz. İsa Hristiyanlığı, Hz. Mehdi ise İslamı temsil eder. Bu hadis-i şerifte ifade edilen hakikati ise Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Hristiyanlığın tâbi, İslamiyet'in imam olması olarak te’vil etmiştir.
Hz. İsa rehberliğindeki Hristiyanlık, Kur'an’a tâbi olduğunda, çok büyük bir kuvvet meydana gelecek. Çünkü günümüzde dünyanın en büyük iki dini olan Hristiyanlık ve Müslümanlık hem siyasî, hem iktisadî hem de manevî bakımdan çok büyük iki kuvvettirler. Bu iki kuvvet ittihat ettiklerinde çok büyük bir güç kazanacak ve dinsizlik cereyanlarını fikren yok edip, dağıtacaklardır. İnsanları hakiki gayesinden uzaklaştıran, menfaatperest ve çatışmacı bir hayata sevk eden materyalist felsefenin ve dinsizliğin dünya üzerindeki tesirleri iki dinin birleşmesiyle ortadan kalkacaktır.
Buradaki "mesleğini değiştirecek" ifadesi ise, Deccalın kullandığı ilmin, Allah'a ve tevhide hizmet edeceği şekilde anlaşılabilir.
İlave bilgi için tıklayınız.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Ahir zamanda Hz. İsa aleyhisselam geldiğinde MUCİZE gösterecek midir? yoksa peygamber olarak gelmediğinden mucize gösterilmesi uygun düşmediğinden göstermeyecek midir??? Zira bu yoldan çıkmış beşer ancak mucizatla mı yola gelebilir???
Risale-i Nur Külliyatı’ndaki 5. Şua ve ilgili diğer bahisler ışığında bu meseleyi şu temel noktalarla izah edebiliriz:
Nübüvvet ve Velayet Dengesi
Hazret-i İsa (as) ahir zamanda geldiğinde, yeni bir şeriat getiren bir peygamber olarak değil, İslam şeriatına tabi bir büyük veli (müceddid-i azam) suretinde vazife yapacaktır. Ancak onun zatı zaten bir peygamber olduğu için, gösterdiği harikulade haller hem "mucize" hem de "keramet" vasfını taşır.
Beşinci Şua'da geçen "mu’cizatlı ve umumun makbulü bir zât" ifadesi, onun gelişinin ve icraatlarının insanüstü ve ilahi bir teyide mazhar olacağına işaret eder. Yani "peygamberlik unvanıyla gelmiyor olması, onun mucize göstermesine engel değildir."
İman İmtihanı ve Sırr-ı Teklif
Kur’an’ın ve İslam’ın imtihan sırrı gereği, mucizeler öyle "gözle görülür, herkesi mecbur bırakır" derecede (bedihi) olmaz. Eğer Hz. İsa herkesin gözü önünde gökten inip apaçık bir mucize gösterseydi, Ebu Cehil gibiler de inanmak zorunda kalırdı ve imtihanın bir anlamı kalmazdı.
Bediüzzaman Hazretleri bu durumu şöyle ifade eder:
Hz. İsa geldiğinde herkes onun Hz. İsa olduğunu bilmeyecektir.
Ancak "nur-u iman" ile ona yakın olan havas (seçkin tabaka) onu tanıyacaktır.
Dolayısıyla göstereceği harikalar, akla kapı açacak fakat iradeyi elden almayacaktır.
Beşerin Yola Gelmesi: Mucize mi, Burhan mı?
Günümüz insanı (ahir zaman beşeri) daha ziyade akıl ve fen yolunda ilerlediği için, Risale-i Nur’un perspektifine göre asıl büyük mucize "manevi mucizeler" ve "ikna edici deliller"dir (burhan).
Ancak Deccalizmin maddeperest ve tabiatperest felsefesini yıkmak için, Hz. İsa'nın şahsında ilahi bir inayet ve harikuladelik (mucizevari haller) görülecektir. Maddiyunluğu ve dinsizliği öldürecek olan şey, sadece sözlü bir tebliğ değil, aynı zamanda o zatın şahsındaki o "kudsi kuvvet" ve "ilahî teyid"dir.
Özetle:
Hz. İsa (as) geldiğinde:
Evet, mucizevari haller gösterecektir; çünkü beşerin azgınlığını kırmak için bu gereklidir.
Ancak bu mucizeler imtihan sırrını bozmayacak şekilde, yani sadece iman nuruyla bakıldığında anlaşılabilecek bir perdede olacaktır.
Peygamberlik vasfı baki olduğu için, onun elinde zahir olan harikalar, ümmet-i Muhammed için bir rahmet ve İslam’ın hakkaniyetine bir delil hükmüne geçecektir.