"Delil", "Delalet", "Karine" ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
Delil: Bilinmeyen bir şeyi keşfedip açığa çıkarmakta ve bilinen bir şeyin ise sıhhatini ve doğruluğunu ispat etmekte vasıta ve âlet ittihaz olunan hususa denir. Umumi bir ifade ile bir şeyi ispatlamada kullanılan vasıtalarının bütününe denir.
Karine: Bilinmeyen bir şeyin anlaşılmasına yarayan ipucu demektir. Anlaşılması zor olan hususların hak ve hakikatine dair küçük ve ince delillerdir.
Delil daha zahir ve açık iken, karine daha kapalı ve daha incedir. Karine, hafif bir gönderme ve işaret nevindendir. Delil ise tam ve kat’i ispat vasıtasıdır.
Delil zahir ve kati olmasından, herkes tarafından rahat ve kolayla anlaşılır; karine ise biraz daha ince ve latif olmasından, ilimde rusuhiyet ve anlayışta keskinlik ister.
Her eser, kendi ustasının varlığına ve sıfatlarına bir delildir.
Delilin bir manası da “kılavuz”dur. Bilmedikleri bir ülkeye seyahate çıkanlar, bir rehber eşliğinde gezerler. Göçmen kuşlar, bir önder eşliğinde kıtaları aşarlar.
İnsanın hayat yolculuğu da elbette rehbersiz düşünülemez. Zira her insan hayat kanunlarına cahil olarak dünyaya gelir. Onun ilk rehberi anne ve babasıdır. Daha sonra arkadaş çevresi onu yönlendirir. Okula gittiğinde ise, öğretmenleri rehberlik yaparlar. Bu rehberlik çalışmaları büyük ölçüde hayata hazırlamakla ilgilidir.
İnsanın şu dünyada gerçek vazifesini bildirmede, ona dünya ve ahiret mutluluğunu kazandırmada yegâne rehber Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberdir (asm). Kur’an-ı Kerim temel prensipleri, emir ve yasakaları bildirir; Hz. Peygamber (asm) ise, onların nasıl yapılacağını öğretir. Hz. Aişe’nin ifadesiyle, “Onun ahlakı Kur’an ahlâkıdır” Yani, Cenab-ı Hakk’ın Kur’an’da bildirdiği esasların en büyük uygulayıcısı Hz. Muhammed’dir. (asm)
Kur’an-ı Kerim Hz. Peygamberi “usve-i hasene” olarak takdim eder. (Ahzab, 21) Yani O, model insandır. Cenab-ı Hak, razı olduğu insan modelini O’nun ile göstermiştir. İnsanlar O’nun gibi yaşamak suretiyle, “Acaba böyle hareket hak mıdır, maslahat mıdır?” şeklindeki tereddütlerden kurtulurlar.
Dumanı gördüğümüzde hemen ateşe intikal ederiz. Çünkü “ateş olmayan yerden duman çıkmaz.” Bu durumda duman, ateşe delalet eder. Bir harfin kâtibine, bir iğnenin de ustasına delaleti vardır. Benzeri bir şekilde şu kâinat kitabı ve âlem sarayı da Allah’a delalet etmektedir.
Bediüzzaman şöyle der:
“Basar masnuatı görüp de, basiret Sanii görmezse, çok garip ve pek çirkin düşer.”
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü