Block title
Block content

"Devir lâzım gelmez. Zira, sıdkının delâili, Sâniin delâiline tevakkuf etmez." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir şeyin bir şeye delil olabilmesi için, delil olduğu şeyin haricinde ve ondan bağımsız olması gerekir ki; ona kati ve akli delil olabilsin. Şayet delil olan şey, delil olunan şeyle ayakta duruyor, onunla sabit oluyor ise; buna mantıkta "devir" denilir ki ispatta değeri yoktur.

Mesela; "Kur’an Allah’ın kelamıdır" sözünde, "delilin nedir" denildiği zaman; "Allah böyle buyuruyor" demek ve ayetle ispat etmek devir kapsamına girer. Zira ayetin zaten Allah kelamı olmadığı iddia ediliyor, ayetin ayete delil olması devir olur. Öyle ise öncelikle ayetin Allah kelamı olduğu akli ve harici deliller ile ispat olunması gerekir, ondan sonra ayet devreye girer.

Peygamber Efendimiz (asv)'in sıdkı, Allah’ın varlığına harici ve akli bir delildir, devir gibi bir delil değildir. Yani "o Peygamberdir ve Allah vardır, diyor ise vardır" demek devir iken, Peygamber Efendimiz (asv)'in doğruluk ve dürüstlüğü devir kapsamına girmez; zira sıdk harici bir vasıftır ve herkes tarafından gözlemlenebilir bir haldir. Ömründe yalana tenezzül etmemiş birisinin, en önemli bir meselede yalan söylemesi mümkün değildir. Öyle ise Peygamber Efendimiz (asv) tevhid davasında da doğru ve dürüsttür demek, gayet akli ve harici bir delildir, devir kapsamına girmez.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...