"Dinsizlik taassubuyla değil, korku cihetiyle ilişiyorlar. O korku, Risale-i Nur lehine dönecek inşâallah." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Aziz, sıddık, mübarek, metin kardeşlerim,"
"Sizin leyle-i Beratınızı ve gelen leyâli-i Ramazan-ı Mübarekenizi tebrik ederiz. Cenab-ı Hakka yüz binler şükür olsun ki, Risale-i Nur kendi kendine tevessü ediyor. Her tarafta fütuhatı var. Ehl-i dalâletin hileleri onu durdurmuyor; bilâkis çok dinsizler teslim-i silâh ediyorlar. Hâfız Ali'nin dediği gibi, korkuları pek ziyadedir. Şimdi, dinsizlik taassubuyla değil, korku cihetiyle ilişiyorlar. O korku, Risale-i Nur lehine dönecek inşaallah."(1)
Dinsizlerin, dinin inkişaf edip yayılmasından korkulması, dinsizlik mesleklerine olan taraftarlığından değil, dini yanlış telakki etmelerinden dolayıdır. Dini, dünyayı ve her türlü zevki men eden bir şey olarak anlıyorlar. Halbuki İslam dünyayı değil, dünyanın işe yaramaz, insana zarar veren yönlerini ve zehirli diken hükmünde olan gayr-i meşru lezzetlerini men ediyor.
Yani bütünü ile dünyayı ve lezzetleri terk et demiyor, sadece insana zararlı olan haramları terk et diyor. Bu yanlış telakki ve korku zamanla tadil olacak ve Risale-i Nurların hem onların sinelerine girmesine hem de geniş kitlelere yayılmasına bir vesile olacak inşallah.
O korkunun, Risale-i Nur lehine dönmesini biz bu şekilde anlıyoruz.
(1) bk. Kastamonu Lâhikası, 107. Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü