"Risale-i Nur kendi kendine tevessü ediyor." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Aziz, sıddık, mübarek, metin kardeşlerim;
"Sizin leyle-i Beratınızı ve gelen leyâli-i Ramazan-ı Mübarekenizi tebrik ederiz. Cenâb-ı Hakka yüz binler şükür olsun ki, Risale-i Nur kendi kendine tevessü ediyor. Her tarafta fütuhatı var. Ehl-i dalâletin hileleri onu durdurmuyor; bilâkis çok dinsizler teslim-i silâh ediyorlar. Hâfız Ali’nin dediği gibi, korkuları pek ziyadedir. Şimdi, dinsizlik taassubuyla değil, korku cihetiyle ilişiyorlar. O korku, Risale-i Nur lehine dönecek inşaallah."(1)
“Risale-i Nur kendi kendine tevessü’ ediyor.” Bu ibare Allah’ın yardımı, kudret ve inayeti Risale-i Nur hizmeti ile beraber olduğu için, hiçbir güç onun yayılmasına ve genişlemesine engel olamaz, demektir.
“Kendi kendine” ibaresi İlahi inayeti nasıl kolaylaştırdığına bir kinaye oluyor. O dönemdeki idarecilerin Üstad Hazretlerine düşman olmalarına, devletin bütün imkânları ile baskı ve zulüm yapmalarına rağmen, Risale-i Nur'un inkişafına ve gönüllere yer etmesine engel olamamışlardır.
Kur’an nurunu söndürmeye çalışan ve zulümlerini bütün şiddetiyle icra eden zavallılar bilmiyorlardı ki, küfrün imana, kuvvetin fikre, cehlin ilme, zulmün Hakk’a galebesi asla mümkün değildir. Fikrin ve kalbin intibahı; kuvvet, cebir, zulüm ve cehalet altında boğulmadı, bilakis, daha ziyade kuvvet buldu ve tenevvüre başladı. Hak ve hakikat cehlin korkunç ve kat kat karanlıklarından güneş gibi sıyrılarak bütün âlemi ışıklandırdı. O ilim güneşi kudret huzmeleriyle kör gözleri bile kamaştırdı. Üstadın lisanından dökülen marifet nurları akılları celb ve cezb etti. Ancak, fazilet ve hakikatten hoşlanmayanlar o nurdan korktular, yarasa misali ondan ürktüler, ona bakamadılar ve onu üfleyerek söndürmeye çalıştılar, fakat kendileri söndüler.
Risale-i Nur âdeta kendi kendine genişliyor kolaylığında yoluna devam etmiştir.
Risale-i Nur madem kendi kendine genişliyor, o zaman bize ihtiyacı yok, biz boş boş oturalım anlayışına kapı açacak bir mana anlaşılmamalıdır.
(1) bk. Kastamonu Lâhikası, 107. Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü