Dördüncü Vecih, İkinci Merhem'de geçen ibarelerin manalarını alabilir miyiz? "Dinde hareç yoktur." cümlesini açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Birinci ibare ayettir ve fıkhî bir hükümdür, “Dinde zorluk yoktur...” (Bakara, 2/256) demektir. İkinci ibare ise şer'i bir hükümdür. Manası: “Din kolaylıktır.”

Dinde zorluk olmayıp kolaylık olduğunun pek çok misali vardır. Bir miraç meyvesi olan şu ayet-i kerime de bu kolaylığı en güzel şekilde ders verir:

“Allah hiçbir nefse gücünün yetmeyeceği yükü yüklemez..." (Bakara, 2/286)

İnsan, gücünün daha altındaki bir yükü kolaylıkla kaldırır. İnsanın namaza ayıracağı zaman dört, beş saat veya daha fazla değil, yaklaşık bir saat olarak tayin edilmiştir. Yirmi üç saatini dünyaya harcayan bir insana bir saatini de ebedî hayatına ayırmak zor gelmez ve gelmemelidir. Hasta bir insanın oturarak veya ima ile namaz kılabilmesi de dindeki kolaylığın ayrı bir cihetidir. Orucun bir ay olması gibi, zekâtın kırkta bir olması da ayrı bir kolaylıktır. Su bulunmaması halinde teyemmüm ile namaz kılmanın kabul olması da yine büyük bir kolaylık örneğidir.

Namazı en mükemmel şekilde kılmak, huzur ve huşuu kemaliyle eda etmek elbette güzeldir, ama bunun başarılamaması halinde vesveseye düşmek, namazı yenilemek yahut bütünüyle terk etmek de gerekmez. Zira bize namaz kılmamız emredilmiş, ama namazı en mükemmel şekliyle eda etmemiz emredilmemiştir. Böyle olsaydı, Peygamber Efendimizin (asm), ashab-ı kiramın, evliya ve asfiyanın dışında bütün müminlerin kıldıkları namazların kabul olmaması gerekirdi.

Şeriat zahire göre hükmeder. Biz şeriata göre namaz nasıl kılınacaksa, abdest nasıl alınacaksa, hangi namaz kaç rekât eda edilecekse, bunlara harfiyen riâyet ettiğimiz takdirde namaz borcumuz üzerimizden kalkar. “Mükemmel olmayınca hiç olmasın daha iyi!..” demek şeytanın bir vesvesesidir. Böyle bir hükmün ne şeriatta ne de hakikatte yeri vardır.

Bu konuyla yakın ilgisi olan bir ayet-i kerimeden de kısaca söz edelim: Bakara suresinin 256. ayetinde şöyle buyrulur: “Dinde ikrah (zorlama) yoktur...”

İslam’ın insanlara tebliğ edilmesinde temel hüküm, hakkı tebliğ edip hidâyeti Allah’tan beklemektir. Bu yol bütün peygamberlerin ortak sünnetidir. Hak din, insanın kalbine ancak kalbin kabulüyle yerleşir. Bu ise zorla olacak bir şey değildir.

Bazı tefsir âlimlerimiz, “Dinde zorlama yoktur...” ayetine “Zorlama (denen şey), dinde yoktur.” şeklinde mana vermişlerdir. Bu manaya göre sadece inanma konusunda değil, her konuda insanlara zor kullanmak “dinde yoktur”.

Dinde tebliğ vardır, dinde ikna vardır, dinde sevdirme vardır ve nihayet dinde kolaylık vardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

[email protected]

ikinci merhemde dinde zorlama olmaması buradaki  manada :
Amellerin kabulünde hakikati hale muttali olmak güç olduğu ; bu halin bir harec (zorluk) olduğu dindeki kolaylığa münafi olduğu şeklinde izah edilmiş
Vesvese bir zorluk olarak ispat edilmiş
 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...