"Eğer mescide gidip gelmekte kebaire maruz kalırsa, halvethanesinde bulunması lâzımdır." Günümüzde, namazı cami yerine evde kılmamız daha uygun denebilir mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ayette; "zina yapmayın" ifadesi yerine, "zinaya yaklaşmayın" ifadesi geçiyor. Yaklaşmamaktan kastedilen mana; "zinaya düşürecek şart ve vesilelerden uzak durun" demektir. Zira zina öyle bir illettir ki, onun yakınına yaklaşılırsa, insanı anında içine çeker ve iradeyi iptal eder. Bu yüzden, zina haram olduğu gibi, ona götürecek vasıtalar da haram kılınmıştır.

“Zinanın mukaddemesi zina gibidir” sözü, maksada işaret eder. Yani zinaya götürecek bir şeyin içine girersen, zina edilmesi kaçınılmaz hale gelir, demektir. Öyle ise zina ile ona götürecek vasıtalar aynı tehlike içindedir. Belki zinanın günahı ile zinaya götüren vasıtaların günahı aynı değildir; yalnız tehlike noktasında bakmak ile zina arasında bir fark yoktur.

Üstad Hazretleri bu noktaya işaret etmek için, yani bakmak ile zinayı aynı tehlikede göstermek niyeti ile kebair olmayan küçük günahlara kebair demiştir. Mantık ayetin mantığı olduğu için tenkide medar olamaz.

Zina ile zinaya götüren açıklık aynı derecede günah değiller; zira zina yedi büyük günah içinde iken, zinaya götüren açıklığa bakmak seğairdendir, yani küçük günahlar sınıfındandır. Ama yukarıda da izah edildiği üzere; tehlike noktasından aynıdırlar ve Üstad Hazretleri bu noktaya işaret ediyor.

Fıkıh kaynaklarında; "mefsedeti def, menfaati celbden evlâdır" hükmü esastır. Yani ameller konusunda haramı terk etmek, salih amel işlemekten önce gelir. Şayet salih amel işlemek bazı günahlara girmeyi gerektiriyor ise, günahtan korunmak için o salih ameli terk etmek gerekir.

Mesela, Sultan Ahmet Camii'nde cemaat ile namaz kılmak güzeldir. Lakin turistik bir mekân olmasından dolayı birçok günahlara girme ihtimali de vardır. Öyle ise, o günahlara girmemek için evde tek başına namaz kılmak Sultan Ahmet Camii'nde cemaatle namaz kılmaktan daha evla ve daha elzemdir. Bu durumda olanların takvayı esas alarak evde namaz kılmayı cami de cemaatle namaz kılmaya tercih etmesi makuldür.

Üstad Hazretleri bu hakikatten hareketle, bu zamanda amel-i salihin yerini takvanın aldığını ve takva içinde bir çeşit salih amelin olduğunu ifade ederek, insanları takvaya teşvik ediyor. “Zarardan korunmak menfaati elde etmekten önce gelir”, kaidesince, takva bu zamanda salih amelin önüne geçmiş, az bir takva çok salih amelin yerini tutar bir vaziyete gelmiştir.

Ancak camiye gitmede her hangi bir tehlike, günahlara maruz kalma yok ise, elbette ki camiyi ve cemaatle namaz kılmayı tercih etmek gerekir.Yoksa üniversitede okuduğu halde “günaha girerim” mülahazasıyla camiyi ve cemaati terketmek uygun değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 5.406
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

artiha

Üstad, Cuma'ya gitmeme nedenini de, kıraat olarak açıklıyor. Abdullah Yeğin ağabey namaz esnasında Üstad'ı gördüğünü ve adeta kendini kaybettiğini ifade etmişti. Biz de bazen rüku ve secdede huşu ve huzur açısından fazlaca kalabiliyoruz. Diğer tarafta, cemiyete dahil olan cemiyete muvafık hareket etmek lazımdır. İmama tabi olmak gerek serapa. Bu açıdan da konuya bakmak mümkün mü? 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Huşu'nun bireysel derinliği, cemaat disiplinini tehlikeye atma potansiyeli taşıyorsa, cemaat hukukunu ve disiplinini korumak, İslami toplumsal hayatta önceliklidir.

Üstad'ın davranışı, bireysel manevi tecrübeyi cemaatin hukukuna feda etme dersini içerir. Yani, huşu ne kadar kıymetli olursa olsun, cemaate muvafık davranmak ve onlara rahatsızlık vermemek daha büyük bir hizmet kabul edilmiştir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
artiha

İşte tam da bu nedenle bazen halvethanede bulunmak gerekebilir. Üstad Şafi olduğu için Cuma farz değil. Bu hususta elbette Cuma'ya gideceğiz yani bireysel tasarruf söz konusu olamaz. Onun haricinde, kişi namazı uzun uzadıya kılması durumunda daha fazla feyz alıyorsa, bunu tercih edebilir. Aksi halde evde de olsa, cemaat ile kılmıyoruz. Mesela hoca izinli olduğu zaman mescitleri gözetmek nur talebelerinin vazifesi. Komşuyu davet ederek beraber kılmayı da bırakıp, camiyi ihya ediyoruz. Bu husus, bir de, tespihatta söz konusu oluyor. Akşam ve sabah namazında istiaze duasından mahrum kalmamak için, tespihatı daha sonra bireysel yapmak vakidir

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...