"Ehl-i tarikat, bid’alara dayanamamışlar; hem girmişler, içinden çıkamıyorlar." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad'ın bu ifadesi kendi döneminde müşahede ettiği bir hakikati aksettiriyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında tekke ve zaviyeler kapatılmış, tarikatlardan bazıları pes edip dağılmış, çok az bir kısmı da perde altında vazifesine devam etmeye çalışmış, ama yeterli olamamışlar.

Bu dönem hakkında yazılan tarih kitapları incelenirse, Üstadımızın ifadesi daha iyi anlaşılır kanaatindeyiz.

Bektaşilik ve Mevleviliğin Ehl-i sünnet çizgisinden çıktığı çok açık bir hakikattir. Ve bu tarikatlara tâbi olan birçok din âlimi de reformist / bid'atçı bir çizgiye girmiştir...

Yoksa hâlihazırdaki Nakşîlik, Kadirilik, Şazelilik gibi Ehl-i sünnet çizgisinde olan tarikatlar kast ediliyor değildir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

ilyas94557
Tarikatların girdiği bidalara örnekler verebilir misiniz?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
İlhamı vahiyden, evliyayı sahabeden, tarikat virdlerini sünnetten ehemmiyetli görmeleri birer bidattir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Agageldi
Allah razi olsun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Muhammed.

Selamün aleyküm. Mevlevilik nasıl ehli sünnet çizgisinden çıkmıştır bilgi verir misiniz 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Semâ (Müzik ve Dans): En büyük eleştiri konusudur. Klasik fıkıh (İslam hukuku) alimleri, özellikle mutlak müçtehitler çalgı eşliğinde icra edilen vecd halindeki dansı (Semâ), "lehviyat" (eğlence) veya "bid'at" (dinde sonradan ortaya çıkan, kabul görmeyen uygulama) olarak değerlendirmiştir. Mevleviler ise bunu bir zikir, ruhsal yükseliş ve Allah'a kavuşma vesilesi olarak görürler. 

Vahdet-i Vücud Anlayışı: Tarikat ehlinin, özellikle tasavvufun derinliklerine inenlerin bir kısmında görülen Vahdet-i Vücud (Varlığın Birliği) anlayışının bazı yorumları, İslam akidesindeki Vahdet-i Şuhud (Şuhudun/Görüşün Birliği) anlayışından farklıdır. Bazı eleştirmenler, Vahdet-i Vücud'un aşırı yorumlarının, inanç esaslarında kaymaya yol açabileceğini iddia etmiştir. 

Hümanizm ve Evrensellik: Mevlana'nın felsefesinde öne çıkan "Ne olursan ol gel" gibi evrensel ve insana odaklı söylemlerin, bazı muhafazakar çevrelerce, şeriatın (İslam hukukunun)  kurallarını ve ayrım prensiplerini yumuşattığı şeklinde yorumlanması. 

Mevlevilik, itikadi temelde (Allah'a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe ve kadere inanma) her zaman Ehl-i Sünnet çizgisi içinde kabul edilmiştir. Eleştiriler, genellikle tarikatın kendine özgü ritüelleri (Semâ) ve kültürel yaklaşımlarının fıkhi olarak tartışmalı görülmesinden kaynaklanmaktadır. Özellikle Cumhuriyetten sonra bozulma daha da ziyadeleşmiştir. Yoksa Mevleviliğin aslı Ehlisünnettir. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...