"Emvâl-i Nuriye, faraza bir hazine kadar olsa, binler Nurculara tevziatta, taksimatta yirmişer, yüzer altın düşebilir. Fakat vefat etmeden onları onlara vermek,.." Ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ben de dedim ki: Eğer vefattan sonra bu hakikî ve hakikatli vârislerin eline bu malım geçse, dünya malı gibi bir derece taksim olur; derecesine göre her birisi maldan bir kısmına hakikî malik olur, umumuna mâlik olamaz. Fakat ölümden evvel vârislere verilse; emvâl-i uhrevî gibi, her birisi umum o mala, o nur lâmbasına derecesine göre mâlik sayılır. Her birisi küçük birer Said olur; bir nöbetçi yerine, binler nöbetçiler olur. Said'in, irsiyette yalnız binden bir hisse sahibi bir Nurcu olmaz, belki tam bir genç Said olur."

"Meselâ o emvâl, emvâl-i Nuriye, faraza bir hazine kadar olsa, binler Nurculara tevziatta, taksimatta yirmişer, yüzer altın düşebilir. Fakat vefat etmeden onları onlara vermek, bir sırr-ı azîme binaen, her birine istidadına göre, haslara bir milyon birden düşebilir. Bu sırrın bir sırrı var, şimdi izah edemem."(1)

Burada veraset vefat etmeden önce tam ve eksiksiz verilirken, vefattan sonra herkes hissesi kadar alabiliyor.

Bu inceliğe iki cihetten bakabiliriz:

Birinci cihet; Risale- Nurlar manevî birer maldır. Üstad Hazretleri vefat etmeden, ona sahip çıkanlar daha ziyade istifade ederler. Zira Üstad Hazretlerinin zamanında iman ve Kur’an’a hizmet etmek hem çok nazik, hem çok ağır hem çok tehlikeli hem de çok ehemmiyetli idi. Bu şartlar dâhilinde nura sahip çıkmak daha bir ehemmiyet arz ediyor. Bu yüzden, hissesi de ona göre artıyor.

İkinci cihet; Üstad Hazretlerinin bizzat şahsının cazibedar ve parlak makamı, onun etrafında halkalanan cemaatine de sirayet ediyor. Yani hayat ile ölüm arasında nasıl bir fark varsa, Üstad'ın bizzat içinde bulunduğu hizmet ile vefatından sonraki hizmet arasında da öyle bir fark olmak gerekir.

Biz bugün ne kadar hizmette faal de olsak, Üstad'ın o dehşetli döneminde, çok ağır şartlarda yanında bulunan hizmetkârlarının fazilet derecesine yetişemeyiz. Zira onlar Üstad'ın şahsından da istifade etmişler. Üstad Hazretleri yanlış anlaşılır endişesi ile bu inceliğe açıkça temas etmemiş olabilir.

(1) bk. Emirdağ Lâhikası-I, 161. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.720
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Adem68474

Bu sırrın bir sırrı var , şimdi izah edemem 

İfadesi nasıl anlaşılır izah edermisiniz?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Üstadımızın bir izahı olmadığı için bir şeyler söylemek çok zor. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...