"Enbiyanın ekseri Şarkta ve hükemanın ağlebi Garpta gelmesi kader-i ezelînin bir remzidir ki, Şarkı ayağa kaldıracak din ve kalbdir, akıl ve felsefe değil." ifadesinde akıl ve felsefenin bir kenara atılması söz konusu mudur?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Risale-i Nur'da geçen bu ifadelerde akıl ve felsefe bir kenara atılıyor ya da itiliyor değildir. Sadece Doğu toplumu açısından akıl ve felsefenin din ve kalbe tabi olması gerektiği vurgulanıyor. Akıl ve felsefenin din ve kalbe tabi olması, itibarsızlaşması ya da ihmal edilmesi anlamına da gelmiyor. Çünkü İslam tarihinde bu formül gerçekleştiğinde fen ve felsefe zirveye çıkmış, bugünkü Batı medeniyetinin temellerine de ilham kaynağı olmuştur.

Endülüs Emevilerinin Rönesans ve reforma olan katkısı bu noktada incelenebilir.

İslam, bilim ve akla karşı değil, onun maddeci ideolojilere alet edilmesine karşıdır. Bıçağın, adam öldürmede haram, sebze doğramada helal olması gibi, akıl ve felsefe de dine tabi ve hizmet ettiği sürece helal, inkar ve sapkınlığa hizmet ettiği sürece de haram oluyor. Yoksa akıl ve müspet felsefenin zatında bir haramlılık ya da menfilik bulunmuyor.

Risale-i Nurlarda fen ve felsefe dinin emrine ve hizmetine sunulmaktadır. Maddeci felsefe nasıl fen ve aklı kendi inkarlarına alet edip menfi anlamda kullanıyorlar ise, Risale-i Nurlar da aynı fen ve felsefeyi İslam’a hizmetçi etmiştir. Yoksa fen ve felsefeni ihmal ve inkarı söz konusu değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ender56

"Şarkı ayağa kaldıracak din ve kalbdir, akıl ve felsefe değil." Ayağa kaldırmak,din ve kalbten Üstad neyi kast ediyor?izha edermisiniz?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Mehmet Selim)

"Hamisen: Enbiyanın ekseri Şarkta ve hükemanın ağlebi Garpta gelmesi kader-i ezelinin bir remzidir ki, Şarkı ayağa kaldıracak din ve kalbdir, akıl ve felsefe değil. Şarkı intibaha getirdiniz; fıtratına muvafık bir cereyan veriniz. Yoksa, sa'yiniz ya hebaen gider, veya muvakkat, sathi kalır."  

Burada ezilmiş, itilmiş, kakılmış olan şark milletini tekrar eski satvet ve izzetine kavuşturacak din ve kalp olduğu vurgulanıyor. Ayağa kalkmak, tamamen ecdadına layık olacak izzetli bir seviyeye kavuşmak ve asıl kimliğine sahip olmak anlamındadır. 

Doğu toplumlarını ayağa kaldırıp ihya edecek formül  din ilimleri ile fen ilimlerinin beraber okutulduğu bir eğitim sitemidir ki Üstad Hazretleri bu formülü Medresetü'z-Zehra projesi olarak takdim ediyor ve bu projenin  tatbiki için hem Osmanlı hem de yeni rejim döneminde girişimlerde bulunuyor. Ama maalesef  şartların ve zihniyetin müsaadesizliği yüzünden bu girişimler sonuçsuz kalıyor. Belki ta o zamanlarda bu proje hayata geçirilmiş olsa idi şimdi bu coğrafyanın Batı karşısındaki durumu çok farklı olabilirdi.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...