"Hasmınız ve İslâmiyet düşmanı olan frenkler, dindeki lâkaytlığınızdan pek fazla istifade ettiler ve ediyorlar..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sadisen: Hasmınız ve İslâmiyet düşmanı olan frenkler, dindeki lâkaytlığınızdan pek fazla istifade ettiler ve ediyorlar. Hattâ diyebilirim ki, hasmınız kadar İslâma zarar veren, dinde ihmalinizden istifade eden insanlardır. Maslahat-ı İslâmiye ve selâmet-i millet namına, bu ihmali a’mâle tebdil etmeniz gerektir. Görülmüyor mu ki, İttihatçılar o kadar harika azim ve sebat ve fedakârlıklarıyla, hattâ İslâm'ın şu intibâhına da bir sebep oldukları halde, bir derece dinde lâübâlilik tavrını gösterdikleri için, dahildeki milletten nefret ve tezyif gördüler. Hariçteki İslâmlar dindeki ihmallerini görmedikleri için hürmeti verdiler."(1)

"Dinde lakayt, amelde ihmal içinde olmak" tabirleri, Allah’ın emir ve yasaklarından uzak bir hayat sürmek anlamına geliyor. Müslümanların geneli -maalesef- iman ediyor, lakin imanının gereği olan ibadetleri ve güzel ahlakı üzerinde göstermiyor. Bu da birkaç açıdan Müslüman topluma zarar veriyor:

Birisi ve en önemlisi, amelsiz iman etkili olamadığı için kafirlere olan üstünlüğü kaybettiriyor. Yani Allah amelsiz Müslümanlara yardım elini uzatmıyor, onları kendi günahları ile baş başa bırakıp, kafirlerin elinde bir oyuncak olmasına müsaade ediyor. İslam aleminin Filistin konusundaki acizliği ve çaresizliği bunun en somut göstergesi hükmündedir.

İkincisi, amelsiz iman, imana aday insanların kafalarını karıştırıp İslam önünde siyah bir örtü gibi duruyor. Yani Müslümanların keşmekeş ve karışık halleri ecnebileri dinden soğutuyor.

Üçüncüsü, doğruları söyleyen değil, doğrular ile amel eden insanlar toplumu etkisi altına alabilir. Müslümanların ileri gelenleri doğruları gayet güzel ve veciz bir şekilde ifade ediyorlar, ama iş amele geldi mi hiç de güven vermiyorlar. Siyasilerin halleri buna çok güzel örnektir, miting meydanlarında gayet hak konuşuyorlar, ama iş icraata geldi mi işin şekli değişiyor.

İslam’ı temsil edenler hem sağlam imana hem sağlam ibadete hem de sağlam bir ahlaka sahip olmaları gerekiyor, yoksa geri laf-ı güzaf.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Hubab, Meclis-i Mebusana Yazılan Bir Hutbe...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...