"Ve haklı hürriyetten hakkıyla istifade etmek, imandan istimdad iledir... Bu memleket insanlarının makine-i tekemmülâtının buharı diyanettir." ifadelerini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey evliya-i umûr! Tevfik isterseniz, kavânin-i âdetullaha tevfik-i hareket ediniz. Yoksa tevfiksizlik ile cevab-ı red alacaksınız. Zira, mâruf umum enbiyanın memâlik-i İslâmiye ve Osmaniyeden zuhuru, kader-i İlâhînin bir işaret ve remzidir ki; bu memleket insanlarının makine-i tekemmülâtının buharı diyanettir. Ve bu Asya ve Afrika tarlasının ve Rumeli bostanının çiçekleri ziya-yı İslâmiyet ile neşvünema bulacaktır."(1)

İnsanlar arasında iş yapıp, muvaffak olmak isteyenler, Allah'ın kainatta koyduğu adetullah kanunlarına ittiba etmek mecburiyetindeler. Yoksa muvaffak ve başarılı olmaları mümkün olmaz.

Bir insanda Allah’a iman ne kadar kuvvetli ve sağlam ise, o insanın sebeplere ve diğer insanlara bağlılığı ve bağımlılığı o kadar az olur. Yani bir Allah’a kul olan insan, başka hiçbir şeye kul olmaz, onların manevi baskısını üzerinde hissetmez. Bu yüzden iman ve tevhit gerçek hürriyet iken, küfür ve şirk sebeplerin boyunduruğu altına girmektir. İslam’ın tarif etmiş olduğu hürriyet ile iman arasında doğru bir orantı bulunmaktadır.

Doğu insanını kalkındırıp geliştirecek en önemli manevi dinamik, din ve diyanettir. Çünkü Doğu'da kalp, Batı'da akıl hükmeder. Kalbi din, aklı fen ihya eder. Her ikisi arasında güzel bir uyum temin edilmez ise, kalp fıska, akıl dalalete sapar.

İnsanın kalbi bozuk ve fasık olduğu zaman, ne dünyada ne de ukbada başarı sağlayamaz. Bu yüzden Doğu dünyasında maddi terakki ancak dinin ihyası ile mümkündür.

Asya, Afrika ve Rumeli (Balkanlar) toprakları, Müslümanların yoğun yaşadığı bölgelerdir. Ve bu bölgede yaşayan Müslümanların maddi ve manevi gelişmeleri ancak din ile mümkündür.

Asya, Afrika ve Rumeli (Balkanlar) tarlaya, bu coğrafya insanları da çiçeklere benzetiliyor. Lakin bu çiçeklerin yeşerip büyümesi ancak İslam ışığı ve nuru ile mümkündür.

Batı toplumlarını maddi anlamda ayağa kaldıran bilimin ışığı idi. Lakin doğu toplumlarının kalkınması bilim ışığının yanında bir de din ışığı ile mümkündür. İkisinin imtizacı olmadan bu coğrafyanın inkişaf edip dirilmesi mümkün değildir...

(1) bk. Divan-ı Harbi Örfi, Yaşasın Şeriat-ı Ahmedî (a.s.m.).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...