"Esaretimdeki hadisenin gazete ile ilanı, şiddetli yasaklarla ahaliyi her tafaftan bizden kaçırmağa çalışmakla beraber tevveccühü ammeyi ziyadeleştirmiş..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Aziz, sıddık kardeşlerim,"
"Esaretimdeki hadisenin gazeteyle ilânı, şiddetli yasaklarla ahaliyi her tarafta bizden kaçırmaya çalışmakla beraber teveccüh-ü âmmeyi ziyadeleştirmiş. Bize, hususan şahsıma ihanet etmeye taraftar üç resmî adam dün avluda demişler: 'Said pencereden göründüğü vakit ahali toplanıp ona bakıyor. Pencerede durmasın. Yoksa koğuşunu değiştiriniz.' diye başgardiyan söyledi. Hiç merak etmeyiniz. Ben her sıkıntıya tahammüle karar vermişim. Duanız bereketiyle inşaallah sıkıntılar sevinçlere dönecekler."
"O esaret hadisesi aslı doğrudur. Fakat şahidim olmadığından tafsilen beyan etmemiştim. Yalnız bir manga beni idam etmek için geldiğini bilmiyordum, sonra anladım. Ve Rus kumandanı tarziye için Rusça bir şeyler söyledi, ben bilmedim. Demek hazır bulunan ve bu hadiseyi gazeteye ihbar eden Müslüman yüzbaşı anlamış ki, kumandan tekrar tekrar 'Affet!..' demiş."
"Kardeşlerim, ben Nurlarla meşgul oldukça sıkıntılar azalıyor. Demek vazifemiz Nurlarla iştigaldir ve geçici şeylere ehemmiyet vermemek ve sabır ve şükretmektir."(1)
Üstad Hazretlerinin Ruslara esir düşmesi, o esaret hengâmında Rus komutanına baş eğmemesi ve idamına karar verilmesi hâdisesi, yıllar sonra Türkiye gazetelerinde mevzubahis olmuş. Bu hâdiseyi de Üstad Hazretleri ile esarette beraber bulunan yüzbaşı anlatmış.
Hâlbuki o zamanın muktedirleri Üstad Hazretlerini ve davasını daima tecrit ile nazarlardan saklamak istiyor. Rus esaretinde geçen bu kahramanca hâdisenin gazete ile ilan edilmesi halkın teveccüh ve nazarını Üstad Hazretlerine ve davasına çeviriyor ve hükümetin maksadına da ters düşmüş oluyor.
Yani bu mektubun ana konusu, dönemin muktedirleri Risale-i Nur davasını tecrit etmek istedikçe, kader aksine hükmederek, Risale-i Nur davasını ilan ve neşrediyor.
(1) bk. Şualar, On Dördüncü Şua, Muhtelif Mektuplar.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Emin olduğum bir konuda, birisi, farklı bir şey söyledi. Esasa halel gelmese de, nas olduğu için ses çıkarmak mümkün olmadı. Bu nedenle çok fazla dillendiremedim muhtelif platformlarda. Elinde argüman olması gerek ki, itiraza maruz kalmasın. Uzun süre geçti ve sonunda o nokta da formülize edildi. Tevafuk çendan en kuvvetli değil, daha kuvvetli inayetler var. Umûmî olması nokta-i nazarı, göz önüne alınıyor. Bendeniz de, aslında en ehemmiyetli bileşenleri gözetmiştim fakat yoğunlukça küçük de olsa, cesamet peyda eden unsurları göz ardı etmemek isteniyor. Sırf bunun için belki yirmi yıl geçti ve itmam oldu. Kader cihetine bakınca, zamanı şimdi belki de. Veyahut müşahedat, araya başka manalar girdikten sonra rüştünü ispat ediyor. Hep aynı perdede çalan birisine neden gezmediği sorulunca, kendisinin bulduğu yeri, başkalarının araması ile cevaplamış. İptida ve intihayı birleştirmek, başladığın perdede bitirmek, istikrar göstergesi serapa. Arada farklı tonlar olmasa, bu da camiiyetten hâli ve kısır bir anlayışı tedai eder. Çalkantılı, dinamik ve tehyiç edici ihtizazlar kadar, stabil dinginliğe de ihtiyaç var. Her makamın muktezası aynı değil. Dalgalanmadan durulmuyor. Sonuç ile birlikte sürecin dikkate alınması, nihai ehemmiyet arz ediyor.