"Fakîh olmayan, velev ki usûlü'l-fıkıhta müçtehid olsa, icma-ı fukahada muteber değildir. Zira o, onlara nisbeten âmidir." Fakih zaten usulü fıkhı da kapsamıyor mu? İzah edebilir misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Ve kavaid-i usuliyedendir ki: Fakih olmayan, velev ki usûlü’l-fıkıhta müçtehid olsa, icmâ-ı fukahada muteber değildir. Zira o, onlara nisbeten âmîdir."(1)
Fıkıh ile usulü'l-fıkıh farklı şeylerdir, farklı ilim dallarıdır.
Usulü'l-fıkıh, metodoloji (yol yordam) ilmidir. Yani "usulü'l-fıkıh" kelime olarak fıkhın asılları, fıkhın delilleri manasına gelmektedir. Usulü'l-fıkhın ıstılahtaki açılımı ise, "Müçtehidin, şer'î amelî hükümleri tafsili delillerinden çıkarabilmesi için gerekli olan kural ve prensipleri çok iyi bilmesi" anlamına gelmektedir.
Fıkıh ise, tafsili delillerden çıkarılmış olan şer'î-amelî hükümleri bilmektir.
Bu tariflerden anlaşıldığı üzere, usûlü'l-fıkıh bir metodoloji ilmidir. Metotlarını belirlediği ilim ise fıkıhtır. Usulü'l-fıkıh zamanla fıkıhtan ayrıldı; müstakil bir ilim halini aldı.
Aynı şekilde hadis ilmi ile usulü'l-hadis ilmi de birbirinden farklıdır. Hadis ilmi rivayeti senetleri ile bilmek ve sonraki nesle aktarmak iken, usulü'l-hadis ise bu rivayetlerin ve senetlerinin cerh ve tadil ilmine göre tenkit, tetkik ve tahkik edilmesidir. Mesela, İmam-ı Buhari hem hadis ilminde hem de usulü'l-hadis ilminde otoriterdir.
Bu konu tefsir ve tefsir usulü, kelam ve kelam usulü hususunda da caridir.
(1) bk. Muhakemat, Birinci Makale, Altıncı Mukaddime.
İlgili ders videosu için tıklayınız:
Prof. Dr. Şadi Eren, Muhakemat Dersleri (7.Bölüm)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü