"Fıtraten Risale-i Nur’a muhtaç, bir derece de dünyadan ürkmüş veyahut küsmüş kadınlardır." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Risale-i Nur’un ikinci kısım talebeleri: Fıtraten Risale-i Nur’a muhtaç, bir derece de dünyadan ürkmüş veyahut küsmüş kadınlardır. Hususan bir derece yaşlı da olsa, Risale-i Nur, ona hakikî bir gıda-yı mânevîdir. Çünkü Risale-i Nur’un dört esasından birisi şefkattir ki, ism-i Rahîm’in mazhariyetinden gelmiş. Kadınların da en esaslı hassaları ve fıtrî vazifelerinin mayası, şefkattir." (Emirdağ Lâhikası-I, 20. Mektup)
Bu paragraf, Risale-i Nur eserinin özellikle kadınlar üzerindeki ruhsal etkilerini derinlemesine ele alıyor. Bu cümle, insanlar ve özellikle dünyadan kopmuş ve manevi bir gıda arayışı içinde olan kadınlar için önemli bir teselli kaynağı olduğu üzerinde duruyor. Risale-i Nur'un mühim talebeleri olan kadınların, fıtraten bu esere ihtiyaç duyduğu vurgusu, eserin onların ruhsal ihtiyaçlarına cevap verme potansiyelini ön plana çıkarıyor. Özellikle yaşça büyük olan kadınların, Risale-i Nur'dan alacakları manevi gıdanın önemine dikkat çekiliyor.
Ayrıca, Risale-i Nur'un şefkat temasının, kadınların özünde taşıdığı en temel özelliklerden biri olduğu belirtiliyor. Bu alanda, şefkatin ve merhametin, kadınların fıtratında var olan önemli bir unsur olduğu ifade ediliyor. Bu ifade Risale-i Nur’un sunduğu manevi destekle, kadınların hayatında önemli bir yer edindiğini aktararak, eserin bu toplumsal kesimdeki yerini ve işlevini daha anlamlı hale getiriyor.
Zira kadınlar yaratılış bakımından zayıf, aciz, kırılgan, nazik bir yapıya sahiptirler. Dünya ve içtimai hayat ise tam aksine boğucu, kırıcı, sert ve acımasız bir özelliktedir. Dolayısı ile kadınların iman hakikatlerine yani Risale-i Nur'un tahkiki iman derslerine ihtiyaçları daha fazla oluyor.
Özellikle dünyanın boğucu, kırıcı, sert ve acımasız yönü ile muhatap olmuş, bundan ürkmüş ve korkmuş hanımlar; Risale-i Nur'a daha bir muhtaç ve fıtri eğilim içindedirler. Özellikle yaşlı hanımlar, bunu daha iyi daha kuvvetli hissederler.
Kadına şiddet, kadın cinayetlerinin bir çoğunun temelinde de yine iman hakikatlerinden uzak olmak ve gayrimeşru yaşam biçimleri bulunuyor. Yani bir kadın gerçek saadeti istiyor ise, iffetini korumak ve iman dairesinde imanla yaşamalıdır. Yoksa dünya ve içtimai hayat, çok acımasız çok sert ve çok ürkütücüdür...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü