Risale-i Nur'da manevi şaraplar nevinden olan müskirat ile ilgili bahsedebilir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Şarap" eskiden edebiyatta çokça istimal edilmiş olup mecazi ve hakiki manada çok kullanılmıştır. Ayrıca tasavvufta da iki meşreb vardır. Biri "sahv / uyanıklık" biri de "sekr / sarhoşluk" tur. Sekr ve istiğrak hallerine manevi sarhoşluk denilmiştir.

"...Ehl-i tarikatın ekserinde sekr, ehl-i aşkın çoğunda istiğrak ve iltibas olduğundan, hakikata muhalif telakkilerinde belki mazurdurlar." (Lem'alar, On Dördüncü Lem'a, İkinci Makam)

Burada özellikle dikkat çekmek istediğimiz husus ise şudur; şarap insanın şuur ve muhakemesini elinden alır, âdeta yarı ölü bir vaziyete girir. Bu hâlde iken insan, yararı ve zararı bilemiyor ve idrak edemiyor. Nasihat ve tavsiyeleri dinleyemiyor. Bu ise şeriatın kesinlikle yasak ettiği bir husustur. Çünkü insanı hayvandan ayıran en büyük farklardan biri şuur ve muhakemedir. Bu şuurla mesul ve muhatab olur.

Şu paragraf bu manaya önemli bir vurgudur:

"İkinci güruh ise; akılları bozulmuş, kalpleri sönmüş olduklarından, saraya girdikleri vakit, nefislerine mağlub olup lezzetli taamlardan başka hiçbir şeye iltifat etmediler; bütün o mehasinden gözlerini kapadılar ve o üstadın irşadatından ve şakirdlerinin ikazatından kulaklarını tıkadılar. Hayvan gibi yiyerek uykuya daldılar."

"İçilmeyen, fakat bazı şeyler için ihzar edilen iksirlerden içtiler. Sarhoş olup öyle bağırdılar, karıştırdılar; seyirci misafirleri çok rahatsız ettiler. Sâni'-i Zîşan'ın düsturlarına karşı edebsizlikte bulundular. Saray sahibinin askerleri de onları tutup, öyle edebsizlere layık bir hapse attılar." (Sözler, On Birinci Söz)

Ayrıca şarap ve içki öyle bir illet ki, kısa sürede mübtela olunabiliyor. Onun için bir damlası bile haramdır. Aynen öyle de insanın imtihanında mühim bir yer tutan şarap hükmünde çok umurlar, hissiyatlar ve tehlikeler vardır. İnsan bir anda ve küçük bir şeyde hemen mübtela olur ve bataklığa veya girdaba düşer gibi girer. Ordan çıkması çok zorlaşır. Böylece dünyasını ve ahiretini berbat edebilir. Şaraptan ve domuzdan sakınıldığı gibi bu manevi şaraplardan da sakınılması ve yaklaşılmaması gerekir.

Şimdi Risale-i Nur'dan bu manevi şarapları kısa cümlelerle iktibas ile açıklayalım.

1. Siyaset Şarabı

"Ancak siyaset şarabıyla veya şöhret hırsıyla veya rikkat-ı cinsiye ile veya felsefenin dalaleti ile veya medeniyetin sefahetiyle sarhoş olanlar, senin meşreb ve mesleğine tabi olurlar."

"Fakat insanın başına indirilen darbeler ve yüzüne vurulan tokatlar, onun sarhoşluğunu izale ile ayıltacaktır." (Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale)

2. Vazifemiz Haricinde Afaki Hadisat da Şaraptır.

Vazifemiz haricinde kalan afaki hadisat ve merak duygusu da bir şaraptır. Bu merak duygusunun bir vesilesi olan medya ve telefonları da müskirat-ı manevi cinsinden sayabiliriz.

"... merak yüzünden ve afaki hadisatın verdiği sarhoşane gafletten zevk alan biçareler! Eğer insanın fıtratındaki merak, insaniyet damarıyla sizin farz ve lazım vazifeniz zararına, o hadise o geniş boğuşmalara sevkediyor."

(...)

"Elhasıl: Nasılki sarhoşluk, hakiki vazifelerden gelen elemleri ve ihtiyaçları sarhoşlukla muvakkaten unutturduğu cihetle, menhus ve kısa bir zevk verir; öyle de böyle fâni boğuşmaları ve hadiseleri merakla takip etmek, bir nevi sarhoşluktur ki; hakiki vazifelerden gelen ihtiyacat ve yapmamaktan gelen teellümatı muvakkaten unutturduğu için, menhus bir zevk verir veya tehlikeli bir ye'se düşüp..." (Emirdağ Lahikası-I, 30. Mektup)

3. Maddiyunluk ve Tabiatperestlik Bir Şaraptır.

"İşte tabiiyyunların fikr-i küfrileri, ne derece daire-i akıldan hariç saptığını kıyas et. Ve tabiatı mûcit zanneden insan suretindeki ahmak sarhoşlar "mütefennin ve akıllıyız" diye dava ettikleri halde, akıl ve fenden ne kadar uzak düştüklerini ve mümteni' ve hiçbir cihetle mümkün olmayan bir hurafeyi kendilerine meslek ittihaz ettiklerini gör, gül ve tükür!" (Lem'alar, Yirmi Üçüncü Lem'a)

4. Maddi Bilimlere Yanlış Yaklaşım da Bir Şaraptır.

"...Zira maddiyyunun mesleği maddiyata hasr-ı nazar ve istiğrak ettiklerinden, efkârları fehm-i uluhiyetten tecerrüd edip uzaklaştılar. O derece maddeye kıymet verdiler ki; her şeyi maddede görmek, hatta uluhiyeti onda mezcetmek gibi bir meslek-i müteassifeye girmişlerdir." (Muhakemat, Üçüncü Makale, Birinci Maksat)

5. Medeniyet, Hürriyet ve Avrupaperestlik Hissi Bir Nevi Şaraptır.

"İşte ehl-i dalaletin saadet-i hayatiye ve tekemmülât-ı insaniye ve mehasin-i medeniyet ve lezzet-i hürriyet dedikleri şeylerin içyüzleri ve mahiyetleri budur. Sefahet ve sarhoşluk bir perdedir, muvakkaten hissettirmez. 'Tuh onların aklına!' de..." (Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf)

6. Derd-i Maişet Bir Şaraptır.

"Ey nefsim! Deme: 'Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle sarhoştur.' Çünkü ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peyda ediyor." (age., On Dördüncü Söz, Hatime)

7. Dünya Hırsı Bir Şaraptır.

"İşte ey derd-i maişetle sersem olmuş ve hırs-ı dünya ile sarhoş olmuş kardeşler! Hırs bu kadar muzır ve belâlı birşey olduğu halde, ..." (Mektubat, Yirmi İkinci Mektup, İkinci Mebhas)

8. Gurur ve Enaniyet de Bir Şaraptır.

"Evet, ey gururlu ve mağrur adam! Senin meşrebini ihtiyar edecek öyle bir sarhoş lazım ki; ya şarab-ı siyaset veya hırs-ı şöhret veya rikkat-i cinsiye veya zındıka-i felsefe veya sefahet-i medeniyet veya gurur ve enaniyet veya derd-i maişet gibi müskirat-ı maneviye ile zarar ve nef'ini farketmeyecek derecede sarhoş olsun." (Nur'un İlk Kapısı, Üçüncü Ders)

9. Gaflet Bir Nevi Sarhoşluktur.

"Evet, şu elîm elemi ve dehşetli manevi azabı hissetmemek için, ehl-i dalalet ibtal-i his nevinden gaflet sarhoşluğuyla muvakkaten hissetmez. Fakat hissedeceği zaman, kabre yakın olduğu vakit, birden hisseder..." (Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf)

10. Küfür ve Dalalet Bir Şaraptır.

"İşte küfür bir divaneliktir, dalalet bir sarhoşluktur, gaflet bir sersemliktir ki; baki meta yerine fâni metaı alır. İşte şu sırdandır ki, ehl-i dalaletin hissiyatları şiddetlidir. İnadı, hırsı, hasedi gibi her şeyi şediddir. Bir dakika meraka değmeyen bir şeye, bir sene inat eder."

"Evet, küfrün divaneliğiyle, dalaletin sekriyle, gafletin şaşkınlığıyla fıtraten ebedî ve ebed müşterisi olan bir latife-i insaniye sukut eder; ebedî şeyler yerine fâni şeyler alır, yüksek fiyat verir." (Barla Lahikası, 220. Mektup: Mesail-i Müteferrika)

"Sû'-i ihtiyarından neşet eden küfür sarhoşluğuyla ve dalalet divaneliğiyle ..." (Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf)

11. Şöhret Hırsı Bir Şaraptır.

"Ancak siyaset şarabıyla veya şöhret hırsıyla veya rikkat-ı cinsiye ile veya felsefenin dalaleti ile veya medeniyetin sefahetiyle sarhoş olanlar senin meşrep ve mesleğine tâbi olurlar."

"Fakat insanın başına indirilen darbeler ve yüzüne vurulan tokatlar, onun sarhoşluğunu izale ile ayıltacaktır." (Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale)

12. Gençlik Hissiyatı Önemli ve Tesirli Bir Şaraptır.

"... Ben de senin gibi gençlik sarhoşluğuyla gaflet içinde dünyayı hoş ve güzel gördüğüm halde, gençlik sarhoşluğundan ihtiyarlık sabahında ayıldığım dakikada, ..." (Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, İkinci Mebhas)

13. Hevesat ve Lehviyat Bir Şaraptır.

"Rusya'da hamamlarda kadın-erkek beraber çıplak girerler ve kadın kendi güzelliklerini göstermeğe fıtraten çok meyyal olmasından seve seve o fitneye atılır, baştan çıkar ve fıtraten cemalperest erkekler dahi, nefsine mağlub olup o ateşe sarhoşane bir sürur ile düşer, yanar."
(Şualar, Beşinci Şua, Altıncı Mesele)

14. Gayrimeşru Şarkı ve Danslar Bir Nevi Şaraptır.

"Ramazan-ı Şerifin teravih vaktinde kemal-i neşe ve sürur ile sarhoşçasına gayet heveskârane şarkıları ve bazen kızların sesleriyle radyo ağzıyla bu mübarek merkez-i İslamiyet'in her köşesinde cazibedarane işittirilmesi, bu korku azabını netice verdi." (Sözler, On Dördüncü Söz'ün Zeyli)

15. Meliklik ve Hâkimlik Makamları Bazen Bir Şaraptır.

"...Zira halâvet-i hâkimiyetle sarhoş olur. Şimdi veya ileride kulüplerin mesleği gibi." (Asar-ı Bediiyye, Nutuklar, Yedinci Nutuk, s. 460)

"Baştaki başların bir kısmı sarhoştur okumaz, okusa da anlamaz, yanlış mana verip ilişir. İlişmemek için aklı başına gelinceye kadar göstermemek lazımdır..." (Şualar, On Dördüncü Şua)

16. Rikkat-i Cinsiye ve Hamiyet-i Milliyet ve Taassup Bir Nevi Şaraptır.

"Divane bir vâlidenin, veledini bıçakla kesmesi gibi, hamiyet-i milliye sarhoşluğuyla, o biçare masumları manen boğazlamaktır. Cesedini beslemek için, beynini ve kalbini çıkarıp ona yedirmek nev'inden, vahşiyane bir gadirdir, bir zulümdür." (Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Altıncı Risale)

"Ey sarhoş hamiyet-füruşlar! Bir asır evvel milliyet asrı olabilirdi. Şu asır unsuriyet asrı değil!.." (bk. age., Yedinci Kısım)

17. Cehalet ve Özellikle Cehl-i Mürekkeb Bir Şaraptır.

"Şirk sahibi, cehalet sarhoşluğunu terk ve ilim gözüyle küfrüne baktığı zaman, ..." (Mesnevi-i Nuriye, Lasiyyemalar)

18. Kötü Zamanlar, Muhit ve Mekânlar Bir Nevi Şaraptır.

"Bu acib asrın hayatperest ehl-i dalaleti aldatan, sarhoş eden; fânilerden suri aldıkları zevki gayet acı ve elîm olduğunu ve ehl-i imanın ve hidayetin aynı yerde ve o fâniyatta bakiyane ve ulvî bir zevki bulunduğunu gördüm ve hissettim, fakat ifade edemiyorum." (Kastamonu Lahikası, 71. Mektup)

19. Bazen Mal, Mülk ve Hayırsız Zenginlik Bir Nevi Şaraptır.

"Her bir nimetin iki vechi vardır. Bir vechi insana aittir ki insanı tezyin eder, medar-ı lezzeti olur. Halk içinde temayüze sebeb olur. Mûcib-i fahr olur, sarhoş olur." (Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale)

20. Teslimsizlik ve Tevekkülsüzlük Sarhoşluğa Sebep Olur.

"Eğer Kadîr-i Zülcelal'e dayanıp tevekkül etmezse ve itimat edip teslim olmazsa, vicdanı daim azap içinde kalır. Semeresiz meşakkatler, elemler, teessüfler onu boğar. Ya sarhoş veya canavar eder." (Sözler, Altıncı Söz)

21. Kötü Arkadaş Çevresi Bir Nevi Şaraptır.

"Medeniyet-i insaniye neticesindeki içtimaat-ı ünsiyetkârane, on insanda bir ikisine muvakkat olarak, belki gafletkârane ve sarhoşçasına bir ünsiyet ve bir ülfet ve bir teselli verir." (Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Dokuzuncu Kısım)

22. Felsefenin Yanlış Yönlendirmesi de Sarhoşluğa Götürür.

"İşte felsefe-i sakîme tedkikat-ı felsefe ile ve hikmet-i tabiiye ile ve medeniyet-i sefihenin cazibedar lehviyatıyla, sarhoşane hevesatıyla o dünyanın hem cümudetini ziyade edip gafleti kalınlaştırmış, hem küduretle bulanmasını tazîf edip Sâni'i ve ahireti unutturuyor." (Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Üçüncü Şule)

23. Maneviyatsız Edebiyat da Bir Sarhoşluktur.

"...diyanetten meded almayan, ehl-i gafletin gafletini ziyadeleştiren edebiyat denilen müdhiş sarhoşluk, ancak ve ancak sizin âsâr ve telkinleriniz sayesinde mündefi' oluyor..." (Barla Lahikası, 83. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...