"Hulusi Bey kardeşim, o senin selefine mektubunu oku." Burada "Selef" olarak kastedilen kimdir?
Değerli Kardeşimiz;
"O senin selefin" bazı kaynaklarda sehven "o senin selefine" diye geçiyor. Burada ifade edilen şahıs, Üstad'ımızın biraderzadesi olan Abdurrahman Ağabey olması kuvvetle muhtemeldir. Zira Üstad'ımız Hulusi Ağabeyimize bu manayı sarihan çok defa ifade ettiği Risalelerde mevcuttur. Numune için aşağıdaki iki parçayı veriyoruz.
1. Üstad'ımız Hulusi Ağabe'ye hitaben yeğeni Abdurrahman Ağabey'in vazifesinin kendisine tevdi edildiği hususunda şunları söylüyor:
"Dördüncü Sebep: Hulûsi Bey, benim yegâne manevî evlâdım ve medar-ı tesellîm ve hakikî vârisim ve bir dehâ-yı nuranî sahibi olacağı muhtemel olan biraderzadem Abdurrahman’ın vefatından sonra, Hulûsi aynen yerine geçip o merhumdan beklediğim hizmeti, onun gibi ifâya başlamasıyla..." (Barla Lâhikası, Mukaddeme)
2. Üstad'ımız Hulusi Ağabey'e iki vazife yüklüyor. Birincisi, Hulusi Ağabey'in şahsına ait vazifedir. İkincisi ise, Abdurrahman Ağabey'in vazifesini devam ettirme vazifesidir. Soruda geçen ifadenin geçtiği aynı mektupta aslında kastedilen kişi net ortaya konmuştur. Şöyle ki:
"Fakat kardeşim, sen şimdi iki vazifeyi görmekle mükellefsin: Biri, kardeşim Hulûsi Beyin vazifesi; biri de evlâd-ı mâneviyem ve biraderzâdem ve bir dehâ-i nuranî sahibi olmak pek muhtemel olan Abdurrahman’ın vazifesi de size ilâve edildi. O benim hakikî bir vârisim idi. Yazdıklarımı ve malımı kendi malı telâkki ederdi, öyle de sahip oluyordu. Sen de bundan sonra yazı ve sözleri, senin hocanın yazısı diye tutma; kendi malın ve senin sözlerindir bil, öyle sahip ol." (Barla Lahikası, 209. Mektup)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü