Gençlik Rehberi'ndeki "Bulsa da başına bela bulur." ifadesini açıklayabilir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ahir zamanın bozulmaya yüz tutmuş, başta imani düşünceler olmak üzere binlerce meseleye el atan Üstad Bediüzzaman, aile mefhumunu zehirlendiren ve mahveden konulara da el atmış, aileyi de kurtarmaya gayret etmiştir. Çünkü aile bir insanın en korunaklı bir kalesidir. Bu da yıkılırsa insan altında kalıp perişan olacaktır.

Evet, bir genç ne kadar maneviyattan uzak olursa olsun, evini ve çocuklarını emin bir ele teslim etmek ister. İtimat etmediği birine sürekli bir suçlu nazarı ile bakar ve evde muhabbet olmaz. Erkek, kadının başında bir müfettiş kesilir ve her davranışını yargılar. Bu nedenle ahir zamanda fitnenin başını çekecek olan taifenin, aslında mübarek, latif ve fıtraten muhafaza ve şefkatiyle ailede en mühim rolü oynayan hanımlar olduğu hadiste ifade edilmektedir.

İşte bu mübarek taifeyi bozmaya ve açık saçıklığa itmeye çalışan dessas yapıların olması hakikatiyle, şayet iman ve Kur'an hakikatlerine sarılmaz ve İslami terbiyeyi almazlarsa, bunlar kendilerine dünya ve ahirette arkadaşlık edecek ve birlikte İlahi rızaya yürüyebilecekleri hayırlı erkekleri bulamaz. Bunlar bulsa bulsa başlarına bela bulurlar.

Aynı durum erkekler için de geçerlidir. Evet, asrî ve açık saçıklığı normal gören bir kadın arayan kişilerin sefil hayatları, birkaç ay veya seneden ileri gitmeyen evlilikleri, birbirlerini daha cazip ve güzellerle aldatma meylinin bulunması gibi vaziyetlerinden içten içe rahatsız oldukları ortada. Bu nedenle gençlerimize ve evlatlarımıza bu anlamdaki dersleri daima yapmalı ve sefih dünyanın yanlış yolda olduğunu hikmet ve şefkatle ihsas ettirmeliyiz.

"Âhir zamanın fitnesinde en dehşetli rolü oynayan, taife-i nisaiye ve onların fitnesi olduğu hadîsin rivayetlerinden anlaşılıyor. Evet, nasılki tarihlerde, eski zamanlarda 'Amazonlar' namında gayet silâhşör kadınlardan mürekkeb bir taife-i askeriye olarak hârika harbler yaptıkları naklediliyor. Aynen öyle de:"

"Bu zamanda zındıka dalaleti, İslâmiyete karşı muharebesinde, nefs-i emmarenin plânıyla, Şeytan kumandasına verilen fırkalardan en dehşetlisi; yarım çıplak hanımlardır ki, açık bacağıyla dehşetli bıçaklarla ehl-i imana taarruz edip saldırıyorlar. Nikâh yolunu kapamağa, fuhuşhane yolunu genişlettirmeğe çalışarak; çokların nefislerini birden esir edip, kalb ve ruhlarını kebair ile yaralıyorlar. Belki o kalblerden bir kısmını öldürüyorlar."

"Birkaç sene namahrem hevesatına göstermenin tam cezası olarak; o bıçaklı bacaklar cehennemin odunları olup, en evvel o bacaklar yanacaklarını ve dünyada emniyet ve sadakatı kaybettiği için, hilkaten çok istediği ve fıtraten çok muhtaç olduğu münasib kocayı daha bulamaz. Bulsa da başına bela bulur. Hattâ bu hâlin neticesi olarak o âhirzamanda, bazı yerlerde nikâha rağbetsizlik ve riayetsizlik yüzünden, kırk kadına bir erkek nezaret edecek derecede ehemmiyetsiz, sahibsiz, kıymetsiz bir surete gireceği, hadîsin rivayetinden anlaşılıyor."(1)

(1) bk. Gençlik Rehberi, Birden İhtar Edilen Bir Mesele-i Mühimme.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...