"Gıda olarak mahlûkata, bilhassa hayvanata taksim edilen rızıklara dikkat lâzımdır ki, bu rızık vakt-i muayyeninde yetişir, vakt-i ihtiyaçta sevk edilir." cümlesini misal vererek izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bütün canlıların rızkının Allah tarafından verildiğinin en güzel misali, acizlerin çok daha mükemmel beslenmesidir. Mesela, anne karnındaki çocuk kuvvetten tamamen mahrumdur, fakat göbek vasıtasıyla en güzel bir şekilde beslenir. Dünyaya gözlerini açan o zayıf, aciz ve muhtaç yavruya bu defa da ağız yoluyla beslenmesi için, memeler musluğundan çıkan saf ve gıdalı bir süt gönderiliyor. Bebeğin yaşaması için gerekli olan yağlar, proteinler, karbonhidratlar gibi bütün gıdaları ihtiva eden bu sütte sadece demir ve bakır bulunmaz. Bu elementler de bütün canlıların rızkına kefil olan Allah tarafından, yavru daha anne karnında iken onun vücudunda depolanır ve altı ay kadar devam eder.

Yine kışta erzakları tükenen bütün canlılara, bahar ve yaz mevsiminde tekrar ambarlarını dolduracak şekilde rızıklar gönderilir.

Kışın C vitamini deposu olan narenciyelerin, yazın serinletici olan kavun ve karpuzların rızık suretinde gönderilmesi, rızkın belli bir vakitte ve ihtiyaç anında gönderildiğine işaret eden milyonlarca misallerinden sadece birkaç tanesidir...

Cenâb-ı Hakk’ın bütün isimleri manevî birer hazinedirler. Esmâ-i Hüsna için “künûz-u mahfiye”tâbiri kullanılır. Meselâ, Rezzak ismi bir hazinedir, bütün rızıklarda o isim tecelli etmekte, dolayısıyla bütün rızıklar o gizli hazineden gelmektedir. Bütün bu isimler gaybîdirler, yani maddî gözümüzle görünmezler.

Bu dünyada muhtaç olduğumuz şeyler fabrikalarda imal ediliyor, daha sonra çeşitli nakil vasıtalarıyla bize ulaştırılıyorlar. Dünya nimetlerinin var edilmeleri buna benzemez. Bunlar başka ülkelerden değil, Allah’ın gaybî hazinelerinden gelmektedirler.

“Bir senede yirmi dört bin senelik bir dairede muntazaman seyahat eden ve yüzbinler ve ayrı ayrı erzak isteyen taifeleri içine alan ve seyahatıyla mevsimlere uğrayıp, baharı bir büyük vagon gibi, binler ayrı ayrı taamlarla doldurarak, kışta erzakı tükenen bîçare zîhayatlara ….”(Şuâlar, Meyvenin Altıncı Meselesi)

Bütün taifelerin, yani canlı türlerinin muhtaç oldukları gıdalar bahar vagonuna, herhangi bir istasyondan yahut limandan yüklenmiyorlar.

Ağacın içinde görünmez bir fabrika çalışmakta, yapraklar, çiçekler ve meyvler o gaybî tezgahta dokunmaktadır.

Bahar, bir İlâhî kanun. O mevsim geldiğinde yeryüzü çimenler ve çiçeklerle; ağaçlar meyvelerle dolup taşıyor. Bütün bunlar Allah’ın gaybî hazinelerinden geliyorlar, yani İlâhî fiillerin icraatıyla ve İlâhî isimlerin tecellisiyle bu nimetler yeniden yaratılıyorlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...