Gıybet etmeden, içten içe dedikodu yapma hastalığı için, Üstadımızın tavsiye ettiği bir şeyler var mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Önce şunu ifade edelim, başkalarının kusurunu araştırmaktansa, kendi kusurumuza bakıp onun tedavisine çalışmalıyız...

"İşte bu hale giriftar olanlar, mizan-ı şeriatı elde tutmak ve usulüddin ulemasının düsturlarını kendine ölçü ittihaz etmek ve İmam-ı Gazâlî ve İmam-ı Rabbânî gibi muhakkıkîn-i evliyanın talimatlarını rehber etmek gerektir. Ve daima nefsini itham etmektir. Ve kusurdan, acz ve fakrdan başka nefsin eline vermemektir." (Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Dokuzuncu Kısım)

“Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin). Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul edendir, (ahirette de mü'minlere) rahmeti bol olandır." (Hucurât, 49/12)

Gıybet, bir kimsenin gıyabında hoşlanmayacağı sözler söyleyerek onu çekiştirmektir.

"Gıybet odur ki, gıybet edilen adam hazır olsaydı ve işitseydi, kerahet edip darılacaktı." (Mektubat)

Arkasından konuşulanları duyduğunda, o kimse şayet küsüp darılıyorsa, o konuştuğumuz şey kesinlikle gıybettir ve caiz değildir. "olanı söylüyorum, ben doğruları söylüyorum..." demek işin bahanesidir ve asla bu günaha mazeret teşkil etmez.

“Eğer doğru dese, zâten gıybettir. Eğer yalan dese; hem gıybet, hem iftiradır. İki katlı çirkin bir günahtır.” (Mektubat)

Günümüzün en yaygın manevi hastalıklarından biri olan gıybet; intikam almak, kıskanmak ve insanları küçük düşürmek arzusuyla yapılır. Birçok huzursuzluğun ve dargınlığın sebeplerinden biri de gıybettir

Bir kişinin malına zarar vermek, hakkı olanı vermemek kul hakkı olduğu gibi, o kimsenin gıybetini etmek, su-i zanda bulunmak, istihza etmek ve onu aşağılamak da kul hakkıdır.

Resul-i Ekrem Efendimiz de (sav.) gıybetin ne derece kötü bir fiil olduğunu şöyle ifade etmektedir:

“Bir kimse yanında hakarete maruz kalan bir mü’mine gücü yettiği halde yardım etmezse, Allah o kimseyi kıyamet gününde insanların önünde rezil rüsyav eder.” (Taberânî)

“Ey kalbiyle değil de diliyle iman edenler topluluğu! Müslümanların gıybetini yapmayınız, ayıplarını araştırmayınız. Zira kim kardeşinin ayıp ve kusurlarını araştırırsa, Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin içinde bile olsa rezil rüsva eder.” (Ebu Davud İbn Ebi’d Dünya)

Gıybet eden kişi hem kendi sevaplarını yok eder hem de gıybetini yaptığı kişinin günahlarını yüklenmiş olur ki, Resulullah Efendimizin (sav.) ifadesiyle böyle kimseler müflistir. Zira ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi, gıybet de salih amelleri yok eder.

Bazı kimseler; “Ben gıybet etmiyorum, o kimsenin yaptığı şeyleri söylüyorum.” demektedirler. Zaten gıybet, bir kimsenin yaptığını söylemektir. Eğer söylenen şeyler o kimsede yoksa yani o fiilleri işlememişse, o zaman hem gıybet hem iftira hem de yalan olur ki bunlar da büyük günahtır. Peygamber Efendimiz (sav.) şöyle buyururlar; “Bir kimse için söylenen kusur onda varsa bu söz gıybet olur. Yoksa iftira olur.”

Şayet isteyerek veya istemeyerek birinin gıybetini ettiysek pişman olup tövbe edelim, gıybetini ettiğimiz kişilerden de helallik alalım.

Tecessüs, bir kimsenin ayıp ve kusurlarını araştırıp açığa çıkararak insanların nazarında küçük düşürmektir ki, bu da yukarıdaki ayette çok açık bir şekilde tel’in edilip yasaklanmıştır. Gerçi siz gıybet etmediğinizi ifade ediyorsunuz, ama yine de içten de olsa insanlara tenkid nazarı ile bakmak doğru değildir.

Kendi kusuru ile meşgul olan başkalarının kusurunu görmez ve göremez. Bu yüzden, Kur’an okumak, zikir ve tesbih gibi ulvî şeylerle meşgul olmak, Risale-i Nur okumak yaralarımıza tiryak olacaktır.

Gıybet ve dedikodu, kötü, alçak, haset ve inatçı insanların kullandığı bir silahtır. İnat burada hakta sebat mânâsında değil, menfi mânâda kullanılmıştır. Malum inat ve inatçılık kötü bir huydur.

Mizacı düşmanlık, hasetlik ve inat ile yoğrulmuş ve kalbi bozulmuş insanlar gıybet silahını çokça kullanır ve bunu kullanmakta bir beis görmezler. Hatta gıybet etmekten ayrı bir zevk alır ve haz duyarlar.

Karakteri sağlam, mizacı düzgün, huyu güzel, hoşgörülü insanlar, gıybet ve iftira gibi aşağılık şeylere tenezzül etmezler, bu gibi deni şeylerden daima kaçınırlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 4.725
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...