Gıybetin derece-i şenaati hakkındaki "Altı kelime ile altı derece şiddetle gıybeti takbih ediyor." kısmını özetler misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Gıybetin derece-i şenaati, Kur’ân der:

اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَاْكُلَ لَحْمَ اَخِيهِ مَيْتاً

Altı kelime ile altı derece şiddetle gıybeti takbih ediyor. Yani hemze ile der: Aklına bak, böyle şeye cevaz verir mi? Müstakim aklın yoksa kalbine bak, böyle şeye muhabbet eder mi? Selim kalbin yoksa vicdanına bak, böyle dişinle kendi etini parçalamak gibi hayat-ı içtimaiyeyi bozmaya rıza gösterir mi? Vicdan-ı içtimaiyen olmazsa insaniyetine bak, böyle canavarvarî iftirasa iştah gösterir mi? Mânen insaniyetin olmazsa, rikkat-i cinsiye ve karabet-i rahmiyene bak, böyle kendi belini kıracak harekete meyleder mi? Rikkat-i cinsiyen olmazsa hiç sağlam tabiatın yok mu ki, ölüyü dişlerinle parçalıyorsun?"

"Demek akıl, kalb, vicdan, insaniyet, rikkat-i cinsiye, tabiat, şeriat nazarında gıybet merduttur, matruddur."
(Hutbe-i Şâmiye)

Gıybet ve dedikodunun ne kadar alçak ve rezil bir günah olduğunu ayet altı kelime ile izah edip özetliyor. Gıybetin çirkin bir günah olduğu ilk olarak akıl açısından izah ediliyor. Yani aklı yerinde olan bir insan gıybet gibi alçak ve rezil bir günaha yanaşmaz ve tenezzül etmez. Dedikodunun aklen çirkin bir iş olduğuna vurgu yapılıyor.

"Müstakim aklın yoksa kalbine bak, böyle şeye muhabbet eder mi?"

Gıybet ve dedikodunun ne kadar alçak ve rezil bir günah olduğu kalp açısından da sevilecek ve övülecek bir şey değildir. Sevginin merkezi ve mahalli olan kalp gıybet ve dedikoduya tenezzül etmez. O çirkin işe muhabbet nazarı ile bakmaz.

"Selim kalbin yoksa vicdanına bak, böyle dişinle kendi etini parçalamak gibi hayat-ı içtimaiyeyi bozmaya rıza gösterir mi?"

Gıybet ve dedikodunun ne kadar alçak bir günah olduğunu insanın vicdanı da kabul eder. Sağlam ve sağlıklı vicdan sahibi bir adam kendi etini dişlemek kadar çirkin bir ameli asla onaylamaz ona razı olmaz. Gıybetin en tehlikeli yönü toplum hayatının birliğini ve sağlığını bozması ve insanların birbirlerinden uzaklaşmasını sağlamasıdır. Böyle çirkin bir işi vicdan kabul etmez.

"Vicdan-ı içtimaiyen olmazsa insaniyetine bak, böyle canavarvarî iftirasa iştah gösterir mi?"

Gıybetin ne kadar alçak bir günah olması insanlığa da sığmaz. Yani insan olan bir insan bu rezil ve alçak işe tevessül ve tenezzül etmez. Canavarın hırs ile masum bir hayvanı parçalaması nasıl cani bir iş ise aynı şekilde bir insanın kardeşinin gıybetini yapması da o kadar canavarca bir davranıştır.

"Manen insaniyetin olmazsa, rikkat-i cinsiye ve karabet-i rahmiyene bak, böyle kendi belini kıracak harekete meyleder mi?"

İnsanların her gün iç içe olduğu ve yüz yüze baktığı insanların arkasından dedikodu ve gıybet yapması hem kardeşlik hukukuna hem de kendi cinsine olan şefkat ve merhamete uygun değildir. Yüzüne gülüp arkasından dedikodu yapmak ikiyüzlülüktür. Dolayısı ile haysiyetli bir adam, gıybet gibi çirkin ve alçak bir şeye tenezzül etmez.

"Rikkat-i cinsiyen olmazsa hiç sağlam tabiatın yok mu ki, ölüyü dişlerinle parçalıyorsun?”

Gıybet ve dedikodu insanın tabiatına, mizacına ve karakterine de uygun olmayan bir günahtır. Mizaç ve karakter sahibi bir adam ölü bir insanın etini dişlemek kadar çirkin olan gıybet ve dedikoduya tenezzül edip yanaşmaz. Gıybet adi kişilerin müracaat edeceği adi bir silahtır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 290
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...