"Gizli dinsizler konuşturmamak için bir ilâç bulmuşlar, yedirmişler. Elhâsıl; Üstadımızın musafahadan, sohbetten ve konuşmaktan men’edildiğini biz de görüyoruz." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Size gayet ehemmiyetli bir halimi ve dehşetli bir zahmet, fakat inayet-i İlâhiye ile büyük bir rahmeti tazammun eden zahirî bir hastalığın mânevî bir istirahat ve bir tamam-ı vazifeye bir alâmet olarak bir hastalığımı beyan ediyorum. Şekvâ değil, teşekkür ediyorum. Fakat sizden tahammülüm için dua istiyorum. O hâlet de şudur:"
"Ben kelimatı konuşurken, birden mânevî bir men gibi şiddetli bir hararet başlıyor. Hattâ eskiden günde bir iki defa su içerken, şimdi yemeği pek az yediğim halde, yirmi otuz defa su içmeye mecbur oluyorum..."
(...)
"Üstadımızın bu hastalığı gösteriyor ki, gizli dinsizler konuşturmamak için bir ilâç bulmuşlar, yedirmişler. Elhasıl, Üstadımızın musafahadan, sohbetten ve konuşmaktan men edildiğini biz de görüyoruz."
"Üstadımızın hizmetinde bulunan
Tahirî, Zübeyir, Ceylân, Hüsnü, Bayram"(1)
Din düşmanları, dinin o dönemdeki en büyük müdafii olan Üstad Hazretlerini susturmak için her yolu denemişlerdir. Hapis, gözaltı, zehirleme, tecrid bunlardan bazılarıdır. Tabiî bunlar görünen ve bilenenler. Bir de perde altında gizlice yapılanlar var ki, ilaçlarla susturmak bunlardan bir tanesi oluyor ve buna Tahirî, Zübeyir, Ceylân, Hüsnü, Bayram ağabeyler şahitlik ediyor.
İlacın nasıl bir ilaç olduğu hakkında bir bilgimiz olmasa da, onun Üstad Hazretleri üzerindeki tesirini, en yakın talebeleri müşahede edip bildiriyorlar. Belki de Üstad Hazretlerinde görülen merdümgirizlik hastalığının bir maddî sebebi de bu ilaçlar olabilir...
(1) bk. Emirdağ Lâhikası-II, 140 Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü