"Gül ve çiçek gibi delillerinden, burhanlarından alacağı ibret, fikret, ünsiyet gibi usare ve şıralarından vicdanda o tatlı imanlı balları yapar." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Gözün nuru, nur-u imanla ışıklanırsa ve kavîleşirse, bütün kâinat gül ve reyhanlarla müzeyyen bir cennet şeklinde görünür. Gözün gözbebeği de, balarısı gibi, bütün kâinat safhalarında menkuş gül ve çiçek gibi delillerinden, burhanlarından alacağı ibret, fikret, ünsiyet gibi usare ve şıralarından vicdanda o tatlı imanlı balları yapar.
Eğer o göz küfür zulmetiyle kör olursa, dünya, genişliğiyle beraber bir hapishane şekline girer. Bütün hakaik-i kevniye, nazarından gizlenir. Kâinat ondan tevahhuş eder. Kalbi ahzan ve ekdar ile dolar." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Sûresi, 6.Âyetin Tefsiri)
Buradaki arı, bal, usare, şıra gibi tabirler tefekkür ve zikre birer temsil ve teşbihtirler. Nasıl arı balı ve şırayı yapmak için çiçekten çiçeğe konuyor ve oradaki polenleri alıyorsa, aynı şekilde insanın da marifet ve muhabbeti elde etmesi için göz, kulak, dil ve akıl aza ve latifeleri vasıtası ile kâinat bahçesinden istifade etmesi ve onları bu duygular vasıtası ile idrak etmesi gerekiyor.
Meselâ; göz, bir arı gibi bir çiçeğe konduğu zaman, yani o çiçeğe nazar ettiği vakit, o çiçek üstünde Allah’ın tecelli eden birçok isminin nakış ve manalarını akla ve kalbe nakleder. Akıl ve kalb de bu naklolunan manaları iman ve hidayet formülü ile marifet ve muhabbete çevirip güzel bir iman balı teşkil eder.
Eğer insan, Allah’ın yeryüzünde ve sema âleminde sergilediği harika sanat eserlerini temaşa ederse, onun gözü aziz bir müfettiş, yüksek bir dellal olur, şerefli bir makama çıkar, ona ebedî bir saadeti kazandırır.
Akıl öyle tılsımlı bir anahtar olur ki, şu kâinatta olan nihayetsiz rahmet hazinelerini ve hikmet definelerini açar." (Sözler, 6. Söz)
Hem meselâ, çekirdeklerin o harika genetik yapısını gören göz ve anlayan akıl, kaderin müşahhas bir misali olduğunu anlamakta güçlük çekmez. İnsanın hafızası, bilgisayarın bellekleri hepsi birer usare gibi imanın rükünlerine şahidlik ediyor. Bunun misallerini çoğaltmak mümkündür.
Meleklerin varlığına dair getirilen bütün aklî ve kevnî deliller, bir cihetle arının bal yapmak için uçmasına benzer. İnsanın akıl ve muhakemesi manalar bahçesinden imanın her bir rüknüne dair polenleri bulur ve kalbe nakleder. Kalb de onu vahiy ve hidayet laboratuarında işleyerek marifet ve muhabbete çevirir...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü