"Bazı savtlar helâl, bazıları da haram kılınmıştır. Şeriatın tayin etmediği kısım, senin ruhuna, vicdanına yaptığı tesire göre hüküm alır." İzah eder misiniz? Musiki haram mı?
Değerli Kardeşimiz;
"Bu sırra binaendir ki, şeriatça bazı savtlar helâl, bazıları da haram kılınmıştır. Evet, ulvî hüzünleri, Rabbânî aşkları îras eden sesler helâldir. Yetimâne hüzünleri, nefsânî şehevâtı tahrik eden sesler haramdır. Şeriatın tayin etmediği kısım ise, senin ruhuna, vicdanına yaptığı tesire göre hüküm alır."(1)
İnsanı ümitsizliğe düşüren, küfre ve isyana teşvik eden, nefsanî arzuları tahrik eden müzikler kat’iyen haramdır; tevil ve tabiri kabil değildir.
İnsanı ilahi hüzne ve neş’eye teşvik eden müzikler ise helaldir. İlahî ve tasavvuf musikisi buna misal olarak verilebilir.
Hükmü, kişide bıraktığı tesire göre şekillenen müzikler ise ihtilaflı bir konudur. Eski fıkıh kaynaklarındaki ihtilaf bu kısımdadır.
Burada seslerin (müziğin), kişinin hissiyatına nasıl tesir ettiği mühimdir. Ulvî hisleri uyandırıyorsa, ahireti, cennet ve cehennemi hatırlatıp, bir hesaba çekilme duygusunu veriyorsa, türkü veya şarkı olması bir zarar vermez, dinlemekte bir beis yoktur.
Bir uzun hava türküsünü dinleyip faniliğini, ölümlü olduğunu hatırlayan insanlar vardır. Hatta daha da öteye gidip, türküden müteessir olarak ağlayan insanlar vardır. Ancak aynı türkü ve şarkıyı dinleyip, şehevanî duyguları galeyana gelen insanlar da olabilir. Birinci kişi için caiz olan müzik, ikinci şahıs için haram olabiliyor.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken mühim bir husus; şeriatın haram kıldığı musikiler, kişinin niyetine göre değişmez, yine de haramdır. Bunun farkını göstermek için “Şeriatın tayin etmediği kısım” ifadesi kullanılmıştır.
Demek ki, şeriatın haram dediği musiki kişide meydana gelen duruma göre değil, haram olduğuna göre hareket edilir ve terk edilir. Şeriatın hüküm vermediği, serbest bıraktığı durumlarda ise, kişinin ruhuna, vicdanına yaptığı tesire göre hüküm alır.
(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Suresi, 6. Ayetin Tefsiri.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Üstadı içtihadı kapısı kapalıdır dememiş "İçtihad kapısı açıktır. Fakat şu zamanda oraya girmeye "altı mani" vardır." demiştir
Dikkate ederseniz (sesler) diyor.Müzik veya çalgı demiyor.Başlığa (Müzik Konusunda Bediüzzaman Hazretlerinin Görüşü) yazılmış.Sanki Bediüzzaman Hazretleri bazı savtlar(sesler) hela, bazıları da haram kılınmıştır.Sima başka müzik çalgı başka!
Cevap için tıklayınız:
Müzik ve çalgı aletleri hakkında dinimizin hükümleri nelerdir?
kadın sesi ne ne deniliyor. kesin bir hüküm var mı.
İmam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki: İlahi ve kasideleri teganni ile okumak ve dinlemek, bizim yolumuzda yasaktır. (1/266 ve 3/7)
Tekkelerde ilahiler okuyarak raks etmek, oynamak, dönmek haramdır. (Hindiyye)
İbadete haram karıştırmak
Sual: Çalgı çalmak ve dinlemek haram olduğu gibi, mevlidi ve ilahileri çalgı eşliğinde okumak da haram mı? Mevlid-i şerifi halk müziği yerine tasavvuf müziği ile mi okumalı?
CEVAP
İlahi ve mevlid okumak ibadettir. Adına "tasavvuf müziği" de dense, çalgının her çeşidi haramdır. İbadet etmeye, Kur’an okumaya, namaz kılmaya, zikir çekmeye, mevlit okutmaya haram karıştırmak küfür olur. Çünkü İmam-ı Gazâlî hazretleri buyuruyor ki: Resulullah’ın geldiği bir evde, küçük zenci kızlar [cariyeler] tef çalıp şarkı söylüyorlardı. Şarkıyı bırakıp, Resulullah’ı övmeye başladılar. Resulullah, (Onu bırakın, oyun arasında beni övmeyin! Beni övmek [mevlid, ilahi okumak] ibadettir. Eğlence, oyun arasında ibadet caiz değildir) buyurdu. Bazıları, bu hadis-i şerife istinaden kadınların şarkı söylemesinin ve çalgının caiz olduğunu söylüyorlar. Hâlbuki şarkı söyleyen kızlar cariyeydi. Cariyenin statüsü farklıdır. Sesi de avret değildir. (İhya)
(Çalgıya helâl diyen âlimler var, çalgılı ilahi küfür olmaz) diyen türedilere itibar etmemeli.
İbadete müzik karıştırmak
https://dinimizislam.com/detay.asp?Aid=13584
HERKESE LAZIM OLAN İMAN kitab içerisinden mühim bilgilerden bazıları da şöyledir
Müslimân kadınların ve erkeklerin, avret mahalli açık olarak sokağa çıkmaları, top oynamaları, denizde yüzmeleri harâmdır. Başkalarının, avret mahallerine bakmak da harâmdır. Avret mahalli açık olanların bulunduğu yere, fısk meclisi denir. Oğlanların ve kızların bir arada bulundukları yerler fısk meclisidir. Böyle yerlere gitmek de harâmdır. [İslâm ahlâkı S.311 ve 330] Harâm işlerken, nemâz vaktleri de geçerse, ayrıca günâh ve küfr olur. Her nevi’ çalgıyı çalmak ve Kur’ân-ı kerîmi ve mevlidi ve ezânı tegannî ile okumak harâmdır. Bunları, çalgı âletleri ile, meselâ kaval ile, ho-parlör ile okumak da harâmdır. Tegannî, harekeleri uzatmak, kelimeleri bozmakdır.
Vehhâbîler, Peygamber ölmüşdür, işitmez. Hem de Allahdan başkasını medh etmek şirkdir diyerek, mevlid okumağı yasak ediyorlar. Böyle inanmaları küfrdür. Ho-parlör kullanmak, telefon kullanmak gibidir. Söylemesi harâm olan şeyleri ho-parlörden dinlemek câiz değildir. Fen, san’at, ticâret, din, güzel ahlâk ve harb bilgilerinde ho-parlör kullanmak câizdir. Dîni ve ahlâkı bozan, uydurma, bozuk yayınları ve ezânı, nemâzı hoparlörle neşr etmek ve bunları ho-parlörden dinlemek câiz değildir. Minâredeki ho-parlörden işitilen ses, müezzinin sesi değildir. İnsan sesine benziyen çalgı sesidir. Bu sesi işitince, (Ezân okunuyor) dememeli, (Nemâz vakti gelmiş) demelidir. Çünki, ho-parlörden çıkan ses, hakîkî ezân değildir. Ezânın benzeridir.
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki, (Kıyâmet yaklaşınca, Kur’ân-ı kerîm mizmârdan okunur) ve (Bir zemân gelir ki, Kur’ân-ı kerîm mizmârlardan okunur. Allah için değil, keyf için okunur) ve (Kur’ân-ı kerîm okuyan çok kimseler vardır ki, Kur’ân-ı kerîm onlara la’net eder) ve (Bir zemân gelecekdir ki, müslimânların en sefîlleri, müezzinlerdir) ve (Bir zemân gelir ki, Kur’ân-ı kerîm mizmârlardan okunur. Allahü teâlâ bunlara la’net eder). mizmâr, her nev’i çalgı, düdük demekdir. Ho-parlör de, mizmârdır. Müezzinlerin, bu hadîs-i şerîflerden korkmaları, ezânı, ho-parlör ile okumamaları lâzımdır. Ba’zı din câhilleri ho-parlörün fâideli olduğunu, sesi uzaklara götürdüğünü söyliyorlar. Peygamberimiz, (İbâdetleri benden ve eshâbımdan gördüğünüz gibi yapınız! İbâdetlerde değişiklik yapanlara (bid’at ehli) denir. Bid’at sâhibleri, muhakkak Cehenneme gidecekdir. Bunların hiçbir ibâdetleri kabûl olmaz) buyurdu. İbâdetlere fâideli şeyler ilâve ediyoruz demek doğru değildir. Böyle sözler, din düşmanlarının yalanlarıdır. İbâdet yaparken bir değişikliğin fâideli olup olmıyacağını yalnız İslâm âlimleri anlar. Bu derin âlimlere (Müctehîd) denir. Müctehîdler kendiliklerinden bir değişiklik yapmazlar. Bir ilâvenin, değişikliğin bid’at olup olmıyacağını anlarlar. Ezânı (mizmâr) ile okumağa söz birliği ile bid’at denildi. İnsanları Allahü teâlânın rızâsına, sevgisine kavuşduran yol insanın kalbidir. Kalb, yaratılışında temiz bir ayna gibidir. İbâdetler, kalbin temizliğini, cilâsını artdırır. Günâhlar kalbi karartır. Muhabbet yolu ile gelen feyzleri, nûrları alamaz olur. Sâlihler bu hâli anlar, üzülür. İbâdetlerin çok olmasını isterler. Her gün beş kerre nemâz kılınması yerine, dahâ çok kılmak isterler. Günâh işlemek nefse tatlı, fâideli gelir. Bütün bid’atler, günâhlar, Allahü teâlânın düşmanı olan nefsi besler, kuvvetlendirir. Ho-parlör ile ezân okumak böyledir.
Çocukların ilm öğrenecek kıymetli zemânları ziyân edilirse, müslimân evlâdları câhil kalır, dinsiz bir gençlik yetişir.
Şeriatın haram dediği müzikler nelerdir, örnek verebilirmisiniz?
Kadın sesi, kadere isyan eden sözleri içeren şarkılar, şehveti körükleyen melodi ve sözler, dünya sevgisini teşvik edip kalpte kökleştiren müzikler haram olan müzikler sınıfındandır. Mesela şu sözler haram sınıfındandır:
Elimizde şişeler,
Açılsın meyhaneler,
Madem ayyaş diyorlar,
Boş durmasın kadehler,
Kadının sesi yaratılışı gereği dikkat çekicidir. Özellikle ses normalin dışında bir ton da çıkarsa, birtakım mahzurları beraberinde getirmektedir ve dini tabiriyle “fitneye” sebep olmaktadır. Demek ki, haram olan sesin kendisi değil de, kontrol dışı bir mahiyet taşımasıdır.
Sorularla İslamiyet
Kadın sesinde de incelik var, o zaman FİTNEYE sebep olursa haram anlamı çıkar.
Şehvet vermeyen, fitne vermeyen kadın sesi bu bilgiye göre haram olmaz ki?
Riskli ama kişilere göre hüküm çıkar.
"Haydi gel
Haydi gel içelim
Derdini al da gel
Haydi gel içelim
Bu evrende bir tozsun
Tarih seni unutsun
Haydi gel içelim
Topla da gel
Hepsini al da gel
" Mazi kalbinde yaraysa
Unut artık ne varsa
Haydi gel içelim
Yerlere düşelim
Haydi gel içelim
Yerlere düşelim"
Sözleri böyle olan müziği dinlemek kesinlikle haram mı?
Ben içelim ifadesini veya içkiyi zihnimde doğrudan haram içki olarak canlandırmam, süt veya meyve suyu gibi anlayabilirim. Bu durumda bana helal olur mu?
Toplulukta eğer bir kişi bile onu haram içki olarak anlarsa, o zaman O toplulukta dinlemek haram mı olur, zira günaha ortak olma durumuna dahil olur?
"YARATICI"
“Yaratıcı” kelimesini insan için mecazî, özgünlük anlamında kullanmak CAİZ OLABİLİR– çünkü burada niyet şirk değil ve kelime mutlak yaratma anlamında kullanılmıyor.
➡️ Ama TAKVA yönünden, yani dilde Allah’a ait sıfatları mümkün mertebe ayırmak, saygıda kusur etmemek adına tercih edilmemesi daha uygun olur.
Bu yaklaşım, İslam ahlakının şu ilkeleriyle örtüşür:
Tevhid hassasiyeti: Allah’a ait olanı yalnız O’na tahsis etmek.
Helal veya caiz desek bile kullanmak hoş değil.
Takvâ ölçüsüyle yaşamak: Sadece haramdan değil, harama götürebilecek ifadelerden de uzak durmak.