Block title
Block content

"Hakîm-i Ezelî, şu iki hanenin sekenelerine, kudret-i kâmilesiyle ebedî ve sabit bir vücut verir ki, hiç inhilâl ve tagayyüre ve ihtiyarlığa ve inkıraza maruz kalmazlar. Çünkü inkıraza sebebiyet veren tagayyürün esbabı bulunmaz." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Daha önce beyan edildiği gibi, bu dünya hayatında tekâmül kanunu hakimdir. Bu kanuna tabi olanlar, önce kademeli olarak kemale ererler. Sonra fıtrî ömürlerini tamamlamak üzere zevale meyleder ve sonunda ölümü tadarlar. Bu ana safhaların her birinde nice tebeddüller, tahavvüller ve tagayyürler olur.

Nur-u Muhammedîden kâinatın yaratılması altı günde, yani altı safhada gerçekleştiği gibi, kâinatın nebatî ve hayvanî bütün meyveleri de aynı yolu takip etmişler, hepsi tedricen, kademeli olarak kemale ermişlerdir. Çekirdeklerin ağaç haline gelmeleri, yumurtaların kuş, nutfelerin insan olmaları hep safhalar halinde gerçekleşmiştir.  

Bu imtihan meydanında, inşa tarzında yaratmanın bir gereği olarak cari olan söz konusu değişimler, âhirette söz konusu olmayacak, bedenlerdeki muvazene korunacaktır. Üstadımız bu meseleyi çok veciz olarak şöyle nazara verir:

“Şu âlemde cism-i zîhayatın inkıraza ve mevte mahkûmiyeti ise, varidat ve masarifin muvazenesizliğindendir. Çocukluktan sinn-i kemâle kadar varidat çoktur. Ondan sonra masarif ziyadeleşir, muvazene kaybolur, o da ölür. Âlem-i ebediyette ise, zerrât-ı cisim sabit kalıp, terkip ve tahlile maruz değil; veyahut muvazene sabit kalır.”(1)

(1) bk. Sözler, Yirmi Sekizinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...