"Çocukluktan sinn-i kemale kadar varidat çoktur. Ondan sonra masarif ziyadeleşir, muvazene kaybolur, o da ölür." İlmi açıdan nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Şu âlemde cism-i zîhayatın inkıraza ve mevte mahkûmiyeti ise, varidat ve masarifin muvazenesizliğindendir. Çocukluktan sinn-i kemâle kadar varidat çoktur. Ondan sonra masarif ziyadeleşir, muvazene kaybolur, o da ölür." (Sözler, Yirmi Sekizinci Söz, İkinci Sual)

Dünyada gelir-gider dengesi bozulduğu zaman ölüm kaçınılmaz bir hale gelir. Yani insan bedeninde gelir azalır, gider artarsa ki, buna yaşlanma deniyor, o zaman beden belli bir noktadan sonra ölür ve dağılır.

Öyle ise bedenin devamlı ve daimi olabilmesi için gelir ve giderin sürekli denge ve daimilik içinde olması gerekiyor ki, buna "devridaim" tabiri kullanılmıştır. Yani gelir gider dengesinin sürekli korunması demektir.

Dünyada hayat sistemi ebedi bir tasarıma uygun olmadığı için, burada vücutların devam ve bekasını temin edecek gelir gider dengesi yoktur. Yani bebeklikten kırk yaşına kadar gelir fazla, kırk yaşından sonra gider fazla olduğu için, bir müddet sonra insanın bedeni tamamen harap olup dağılıyor.

Ahiret yurdunda bedenin bu gelir gider dengesi sabit ve dengede olacağı için ölüm, zeval ve bozulmak manası bedene ilişemeyecektir. Bedenden az bir gider olsa, o giderin yerini dolduracak olan gelir hemen ulaşıp ve oradaki dengeyi temin edecektir.

Nasıl ekonomide gelir gider dengesi temin edilemeyince iflas kaçınılmaz oluyor ise, aynı şekilde dünya hayatında beden ekonomisinin gelir gider dengesi kasıtlı bir şekilde bozulduğu için, beden bir müddet sonra iflas ediyor. Bu dengesizlik ahiret yurdunda olmayacağı için orada bedenler ebedi bir hayata mazhar olacaktır.

İnsan bedeni kırk yaşına kadar doğup, gelişip, büyür ve olgunlaşır; kırk yaşından sonra ise düşüşe geçer. Bilimde buna "yaşlanma süreci" denir. Yaşlanma ve ölüm hususunda bilimsel birçok teoriler vardır.

Bir grup ilim adamı; yaşlanma hakikatinin genetik bir program mahsulü olduğunu ileri sürerken, başka bir grup canlı organizmayı teşkil makro moleküller arasında rastgele meydana gelen hata ya da hasarların birikimi neticesinde yaşlanma hadisesinin ortaya çıktığını savunmaktadır. Tabii bunların hepsi bir nazariyedir.

Durum nasıl olursa olsun, hakikat şu ki insan; hayatının ilk yarısında gelişip büyüyor, son yarısında ise eriyip bitiyor. Bizim kanaatimiz de yaşlanma hakikatinin; genetik bir program mahsulü olduğu yönündedir. Yani Allah, her insanın genetik yapısına yaşlanma ve ölme kanununu koymuş...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 14.639
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

erhangul01

Dünya da fena zeval ve ölüm kanunu var. Hücrelerimiz yaşlanıyor ve ölüyor. Fakat ahirette ölüm dahi öldürülüyor. Dolayısı ile ahiretteki bedenlerimizde hücreler yaşlanmayacak ve  ölmeyecek.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mtahir42

Burada ki gelir ve giderlerden kasıt olarak tam olarak nedir o kısmını biraz açar mısınız ? 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Gelir insanın bedenini besleyen besinlerin çokça gelip bedeni dinç ve sağlıklı tutması iken ki bu çocukluk ve gençlik döneminde baskın ve öndedir gider ise artık bedenin enerjisinin sönmesi gücünün azalması, yaşlanma işleminin çoğalmasıdır ki gelirde bu dönemde azalmaya yüz tutar sonunda ölüme varır. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mtahir42

Kusura bakmayın tam anlayamadım. Şimdi gelirler eğer besinlerse bir yaşlıda bir çocuk gibi besinler alıyor fakat giderler fazla olduğu için yaşlanıyor değil mi? Orada giderlerden kasıt nedir gelir ve giderleri tekrar örnek ile  açıklama imkanınız varmı acaba? Yani hücreler mi daha az yenileniyor cismaniyette yani vücutta gerçekleşen olay nedir acaba?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

 Bilimsel anlamda yaşlanmanın 9 özelliği  şöyle sıralanmaktadır. 

Genomik istikrarsızlık: Zamanla DNA hasarı arttıkça genomda mutasyonların birikmesi.

Telomer yıpranması: Kromozomların uçlarındaki koruyucu yapılar olan telomerlerin kısalması.

Epigenetik değişiklikler: Genlerin aktifleşip sessizleşmesini sağlayan süreçlerin zamanla değişmesi.

Proteostaz kaybı: Hücrelerdeki protein sentezini, bakımını ve temizliğini kontrol eden mekanizmaların bozulması.

Besinleri algılamada düzensizlik: Hücrelerin glikoz gibi yakıt kaynaklarını düzenlemek için kullandığı sensörlerin daha az etkili hale gelmesi.

Mitokondriyal fonksiyon bozukluğu: Hücrelerin enerji santralleri olan mitokondrinin hasar görmesi ve işlevsiz hale gelmesi.

Hücresel yaşlanma: Bölünmeyi bırakan ama ölmeyen hücrelerin insanlar yaşlandıkça vücutta birikmesi.

Kök hücre tükenmesi: Birçok hücre tipine dönüşebilen ve vücudun onarım sistemi görevi gören kök hücrelerin yenilenme gücünü ve diğer fonksiyonlarını kaybetmesi.

Hücreler arası iletişimin değişmesi: Hücrelerin birbirleriyle düzgün şekilde iletişim kurma yeteneğini kaybetmesi.

Daha buna benzer bir çok neden masraf kapsamında düşünülebilir. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...