"En kısa yolda ve en hafif bir tarzda" ifadelerini izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Her şeye, o şeyin kabiliyet-i mahiyetine göre kemal-i mizan ve intizam ile biçilip hüsn-ü san'at ile tertib edilip, en kısa yolda, en güzel bir surette, en hafif bir tarzda, istimalce en kolay bir şekilde, (mesela kuşların elbiselerine ve her vakit tüylerini kolayca oynatmalarına ve istimal etmelerine bak), hem israfsız, hikmetli bir tarzda vücut vermek, suret giydirmek, eşya adedince dillerle bir Sâni-i Hakîmin vücub-u vücuduna şehadet ve bir Kadîr-i Alîm-i Mutlaka işaret ederler." (Sözler, Otuz Üçüncü Söz, On Beşinci Pencere)
"En kısa yol"dan maksat, neticeye giden muhtemel yolların en kısa olanı demektir. Mesela, buğday tanesinin başak, çekirdeğin ağaç olma süresi makul olan en kısa yoldur ve çok hikmetlidir. Kâinattaki bütün sebep ve neticelerde bu en kısa yol hâkimdir.
"En hafif" tabiri de benzer bir manaya gelmektedir. Allah, her şeyde en kısa ve en hafif yolu tercih etmektedir. İnsanın hasar görmüş, yaralanmış yahut kırılmış bir tek organının tedavisi aylarca, hatta bazen yıllarca sürürken, bir insanın bütün organlarıyla dokuz ayda yaratılması en kısa yoldur.
Kısa ve hafif tabirleri insan açısındandır; Allah açısından kısa uzun, ağır hafif diye bir şey söz konusu değildir. Çünkü Allah’ın kudreti sonsuz olduğu için, onun nazarında kısa-uzun, ağır-hafif, yaş-kuru, zor-kolay diye bir şey söz konusu değildir. İlahi kudret yönünden her şeyin yaratılması bir emirle ve hemen gerçekleşebilir. Ama bu hikmet dünyasında eşyanın yaratılması belli bir zaman diliminde ve kademeli olarak gerçekleşiyor.
Allah’ın her işi ve her icraatı iktisat üzeredir ve çok hikmetlidir. En kısa ve en hafif bir yolu bırakıp uzun ve zor bir yolu tercih etmek hem hikmetsiz hem de israflı olur.
Mesela, Allah bir karaciğere dört yüz vazife takmak yerine her vazife için ayrı bir karaciğer yaratsa idi, insan çok büyük bir gövdeye sahip olmakla, hikmet ve iktisada uygun düşmeyen bir şekle bürünürdü.
Yine her bir elma için ayrı bir ağaç yaratmış olsa idi daha kısa, daha hafif ve daha kolay bir yolu terk etmiş olurdu.
Bu sebeple Allah her şeyde en hafif sureti, en kısa yolu, en kolay tarzı ve en faydalı şekli takip ediyor ki, bu da hem iktisad hem de hikmet oluyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
en hafif bir tarzda, manasını en kısa yoldan farkını biraz daha izah EDERMİSİNİZ
Bu ifadeler, evrendeki tasarımın ne kadar ekonomik ve fonksiyonel olduğunu anlatır. Aralarındaki farkı en basit haliyle şöyle özetleyebilirim:
1. En Kısa Yol (Mesafe ve Süreç)
Bu kavram, bir hedefe ulaşmak için kullanılan yöntemin ve zamanın en verimli halidir. Doğada bir iş, mümkün olan en az aşamayla ve en direkt şekilde halledilir. Gereksiz dolambaçlı yollar, lüzumsuz ara basamaklar yoktur.
Örnek: Suyun en kısa yoldan akması veya ışığın en hızlı rotayı izlemesi.
2. En Hafif Tarz (Yük ve Maliyet)
Bu kavram ise, o işi yaparken kullanılan malzemenin ve enerjinin minimumda tutulmasıdır. Bir varlığın görevini yaparken hantallıktan uzak, estetik ve çevik olmasıdır. Maksimum faydanın, minimum ağırlıkla sunulmasıdır.
Örnek: Metinde geçtiği gibi kuş tüylerinin hem uçmayı sağlayacak kadar sağlam, hem de kuşu yormayacak kadar ağırlıksız olması.
Özetle:
En kısa yol: "Zaman ve süreç" tasarrufu, yani hızdır.
En hafif tarz: "Malzeme ve enerji" tasarrufu, yani zarafettir.
Bu iki özellik birleştiğinde ortaya israfsız, tam kararında ve "hikmetli" bir sanat çıkar.