"Hanbeli mezhebinin reisi ve halk-ı Kur’an meselesinde cihanpesendane salabet ve metanet sahibi bir zat olduğundan..." cümlesindeki "halk-ı Kur'an meselesi" nedir?
Değerli Kardeşimiz;
Mutezile mezhebi; Allah’ın kelam sıfatını inkâr ediyor. "Kur’an nasıl ve hangi sıfat ile gönderildi?" diye sorulduğunda da "Kur’an’ı Allah, kudret sıfatı ile yaratmıştır." gibi akıl dışı ve gayr-ı makul cevap veriyorlar.
Mutezile; “Kur’an mahluktur" der. Bu fikri kabul etmeyenlere akıl almaz işkenceler etmişlerdir. Ahmed b. Hanbel on sekiz ay hapis yatmış, Yusuf b. Yahya, Nuaym b. Hammad, Ahmed b. Nasr gibi bazı büyük zatlar işkence neticesi vefat etmişlerdir.
Mutezilenin Kur’an’a "mahluk" demesindeki asıl maksat, Allah’ın ezelî ve ebedî olan "kelam sıfatı"nı inkâr etmektir.
Ehl-i sünnetin mühim imamlarından olan Müçtehid Ahmet b. Hanbel Hazretleri; bu batıl görüşü reddetmek maksadı ile "Kur’an mahlûk değildir" demiş, Allah’ın kelam sıfatının varlığını müdafaa etmiştir. Yoksa İmam Ahmed b. Hanbel Hazretleri Kur’an lafız, kitap ve mahreç noktasından mahlûk değildir, demiyor.
Bizim okuduğumuz Kur’an elbette mahlûktur; ama bid’atkâr ehl-i i’tizalin iddia ettiği gibi; Kur’an’ın menşei Allah’ın kudret sıfatı değil, kelam sıfatıdır. Yani Kur’an Kelam sıfatının bir neticesi ve mahsulüdür. İşte Hazret-i İmam'ın davası da kelam sıfatının ispat davasıdır.
Halk-ı Kur’an meselesinin hülasası budur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar