Block title
Block content

"Hattâ kesilmek için yatırılan bir hayvan, bir şey hissetmez." ifadesinin dayanağı nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hayvan gibi olamazsın. Çünkü, hayvanın mazi ve müstakbeli yok. Ne geçmişten elemler ve teessüfler alır ve ne de gelecekten endişeler ve korkular gelir. Lezzetini tam alır. Rahatla yaşar, yatar, Hâlıkına şükreder. Hattâ kesilmek için yatırılan bir hayvan, birşey hissetmez. Yalnız bıçak kestiği vakit hissetmek ister; fakat, o his dahi gider, o elemden de kurtulur. Demek en büyük bir rahmet, bir şefkat-i İlâhiye, gaybı bildirmemektedir ve başa gelen şeyleri setretmektedir. Hususan mâsum hayvanlar hakkında daha mükemmeldir."

"Fakat, ey insan, senin mazi ve müstakbelin akıl cihetiyle bir derece gaybîlikten çıkmasıyla, setr-i gaybdan hayvana gelen istirahatten tamamen mahrumsun. Geçmişten çıkan teessüfler, elîm firaklar ve gelecekten gelen korkular ve endişeler, senin cüz'î lezzetini hiçe indirir. Lezzet cihetinde yüz derece hayvandan aşağı düşürür."(1)

Hayvanlarda akıl ve şuur olmadığından lezzet ve elemin mazi ve istikbal cephesi yoktur. Bütün sermayesi bulunduğu andır. İnsanda akıl ve şuur gibi araçlardan dolayı bu az anı şimdiki zaman mefhumu bir parça genişliyor ve mazi ve istikbal cephelerine yayılıyor. Halbuki hayvanlarda bu yayılma ve genişleme yoktur. Bu yüzden hayvanın lezzeti de acısı da çok ani ve defi oluyor. Üstat bu manayı; “Hattâ kesilmek için yatırılan bir hayvan, birşey hissetmez. Yalnız bıçak kestiği vakit hissetmek ister; fakat, o his dahi gider, o elemden de kurtulur.” şeklinde ifade ediyor.

"İKİNCİ ASIL: Mesâil-i İslâmiyenin tabakatı vardır. Biri burhan-ı kat'î istese, diğeri bir zann-ı galibî ile iktifa eder, başkası yalnız bir kabul-u teslimi ve reddetmemek ister. Öyleyse, esâsât-ı imaniyeden olmayan mesâil-i fer'iye veya vukuat-ı zamaniyenin herbirinde bir iz'ân-ı yakîn ile bir burhan-ı kat'î istenilmez. Belki yalnız reddetmemek ve teslimiyetle ilişmemektir."(2)

Diğer bir husus, her meselede ayet ve hadisten zahir bir delil istenilmez. Zira çok meseleler vardır ki ayet ve hadisin belagat kıvrımları içinde ince ve nurani olarak matvi (dürülü)  bulunur. Kalın ve kaba nazarlar bu ince manalara nüfuz edemeyeceği için, kaziye-i makbul nevinden itiraz etmemek lazımdır. Yani mutemet alim ve evliyaların keşfiyatlarına itimat ile kabul etmek gerekir. Her mana için zahir bir ayet ve hadis istemek doğru olmaz.  

Dipnotlar: 

(1) bk. Şualar, On Birinci Şua (Meyve Risalesi), Üçüncü Mesele.
(2) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Üçüncü Dal, İkinci Asıl.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

birkanaksut
Peki dayak yiyen devenin daha sonra sahibini öldürmesini nasıl açıklayabiliriz?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
an-ke-but
Hocam haddim olmayarak bikac sey demek istiyorum. Burada kardesimiz acı hissetmez diye anlamış ama asıl metinde hissetmek ister fakat hissedemez diye geciyor. benim aciz anlayışımla burada hayvan bıcak kestiği zaman ne oldugunu anlayıp o şeyin ne olduğunu hissetmek istemesinden kaynaklanan bir duygu olduğu kanısındayım. yani bıçak kesiyor ve normalden farklı bir durum var, bu hayvan o durumu anlamaya çalışıyor, anlamadan o his elinden alınıyor. anlasa acı çekecek. bazen kurban kesilirkende sanki acı cekti sanırız ama aciz fikrimle bu o durumu anlayamamasından ve tedirgin olmasındandır gibi sanki. haddim olmayarak birseyler yazdım kusur olduysa affola. duaniza muhtac harun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
sami

Hattâ kesilmek için yatırılan bir hayvan, birşey hissetmez. Yalnız bıçak kestiği vakit hissetmek ister; fakat, o his dahi gider, o elemden de kurtulur. Yani kesilmek için yatırılan bir insan o kesik acısından çok daha büyük acı, korku ve heyecan hisseder. Fakat kesmek için yatırılan bir hayvan hiç bir şeyin farkında değildir o yüzden bir şey hissetmez. Yanlız bıçak kestiği an hissetme ister yani kendisine yapılan işin farkına varır. Fakat kestikten sonra canı çıktığı için o his de gider. Yoksa bıçağın kesme acısını hissetez demek değildir. Elbette kesik acısını hisseder. Hissettiği için debelenir. Üstadın ifade ettiği kesilmeden önceki ölüm korkusu ve elemidir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...