Block title
Block content

"Hazine-i rahmetin en kıymettar pırlantası ve kapıcısı zât-ı Ahmediye olduğu gibi, en birinci anahtarı dahi Bismillâhirrahmânirrahîmdir. Ve en kolay bir anahtarı da salâvattır." Bu ifadeleri izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Sen hem Onun mülküsün, hem memlûküsün.” hakikatinde olduğu gibi, burada da Allah Resulü (asm.) hem rahmet hazinesinin en değerli pırlantası ve ahsen-i takvim manasını en ileri mertebesiyle gösteren en kıymetli cevheridir, hem de o rahmet hazinesine girmek ve o lütuflara mazhar olmak isteyenlere rehberlik etmek üzere Allah’ın tayin ettiği vazifeli memurudur. Ona uğramadan o hazineye girilemez.

Rahmete ermenin anahtarı besmeledir, yani Allah namına hareket etmek, her işini Ondan yardım dileyerek, Onun tayin ettiği esaslara uyarak yapmaya çalışmaktır; bize bu konuda rehberlik eden Allah Elçisinin izinden gitmek ve ona rahmet duasında bulanmaktır.

Allah kainatı ve mahlukatı Habib-i Ekremi olan Hazreti Peygamber (asm) Efendimizin yüzü suyu hürmetine yaratmıştır. Allah katında böyle ağırlığı ve değeri olan bir peygamberi araya koyarak yapılan dua ve talep elbette makbul olmak gerekir. Yani Allah’ın rahmet kapısını çalarken Allah Resulü (asm)'ın ismi ve şefaati ile çalmak kabule yakın bir çalmaktır. Bunun en güzel vesilesi de duadan önce ve duadan sonra salavat getirmektir. Zira iki makbul dua arasında yapılan dua, kabule yakın bir duadır denilmiştir.

Allah’ın rahmetini üzerimize çekmenin en güzel ve kestirme yolu Onun katında en kıymetli ve değerli olan Habib-i Ekremini (asm) araya koymak ve onun şefaati ile talep etmektir. Kainatı onun için yarattığı halde, kainatın içinden bir şeyi onun ismi hürmetine vermesi gayet makul ve tesirli bir yoldur. Salavat ise bunun bir formülü şeklindedir.

Besmelenin, Allah’ın rahmet hazinesinin anahtarı olmasında şöyle latif bir nükte vardır: Allah sonsuz azamet ve kibriya sahibi iken, insan nihayetsiz bir derecede zillet içinde ve hakir bir mahluktur. Sonsuz kibriya sahibi olan Allah ile insan arasındaki münasebet ve diyalogun sebebi, Allah’ın sonsuz merhamet ve şefkatidir. Yani nihayetsiz zillet ve hakaret içinde olan insanı Allah’a muhatap ve dost yapan sır şefkattir. Allah insana sonsuz şefkatinden dolayı tenezzül ediyor. Öyle ise insanı Allah’a yaklaştıracak ve dost kılacak en kısa ve keskin yol şefkat hakikatine yapışmaktır.

Besmeledeki Rahman ve Rahim isimleri, Allah’ın bu şefkat ve merhamet yüzünü en güzel bir şekilde temsil eden iki isim iki unvandır. İnsan bu iki ismin manasını kainatta güzelce okur ve o isimlerin hükmünce hayat yaşarsa, Allah’ın sonsuz şefkat ve rızasına nail olur. İnsanı Allah’a yaklaştıracak ve dost yapacak en sağlam ve kestirme yol bu şefkat hakikatidir. Bu sebepledir ki şefkat bütün mahlukatı sarmalayıp nimet ve ikram vesilesi ile besliyor. Yoksa bu şefkat hakikati olmasa sonsuz azamet ve kibriya sahibi olan Allah’ın bir nazar bir cilvesine mazhar olamazdık. Bu anlamda insanın en büyük şefaatçisi ve yardımcısı, Allah’ın sonsuz şefkat ve merhametidir. Bu yüzden Allah "Rahmetim gazabımı geçti de insanları yarattım."(1) diyor.

Yani bizim varlık ve Allah’a muhatap olma nedenimiz, Allah’ın sonsuz merhamet ve şefkatidir ki bu merhamet ve şefkatin en somut ve bariz unvanı besmele ve besmelenin içindeki iki mübarek ve bereketli isim olan Rahman ve Rahim isimleridir. Bu iki isim bir cihetle Allah’ın sonsuz rahmet ve şefkatinin anahtarı ve kapısı hükmündedir. Rahmet istiyor isek bu iki ismin kapısından girmeliyiz.

(1) bk. Aclunî, Keşfü'l-Hafâ, 1/448.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

nur65058
Cenab-ı hak sizden ebediyen razı olsun.İnşaallah Allah'ın şefkatiyle tüm kapılar size açılır ve Peygamberimizin şefaatine mazhar olursunuz....
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...