"Madem o Habîbullahtır, bu kadar salâvat ve duaya ne ihtiyacı var?" sualini cevabı ile birlikte izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) bütün mahhlûkatın yaratılmasına vesiledir. Bütün ikram ve lütufların kaynağı hükmündedir ki, bu makama makâm-ı mahmûd denilmiştir. Tabiri caiz ise bu makam Allah’ın sonsuz lütuf ve ihsanını tahrik ediyor ve bütün nimetler bu makamın hürmetine dağıtılıyor. Öyle ise makâm-ı mahmûd geniş ve bereketli bir sofra gibidir, bu sofranın daha da genişlemesi ve bu sofraya katılmanın yollarından birisi de salavat getirmektir.

"İ'lem eyyühe'l-aziz! Nebiyy-i Zîşânın (a.s.m.) makam-ı mahmûdu İlâhî bir mâide ve Rabbânî bir sofra hükmündedir. Evet, tevzi edilen lütuflar, feyizler, nimetler o sofradan akıyor. Resul-i Zîşâna (a.s.m.) okunan salâvat-ı şerife, o sofraya edilen dâvete icâbettir."(Mesnevi-i Nuriye)

Makam-ı Mahmud için şefaat- i kübra makamı deniliyor. Peygamber Efendimiz (asm.), mahşer meydanında Cenâb-ı Hakk’a o güne kadar kimsenin yapamadığı en mükemmel bir şekilde hamd ve senada bulunacak daha sonra kendisine şefaat-ı kübra yetkisi verilecektir.

Salavat getirirken Peygamber Efendimizi (asm.) bir sıfatla yâd ediyoruz. Meselâ, bunlardan birisi Nebiyy-i Zîşan, bir diğeri Resul-i Ekrem...

“Nebiyy-i Zîşan” dediğimizde O’nun (asm.) bütün peygamberlerden daha üstün olduğunu, bütün âlemlerin O’nun hürmetine yaratıldığını düşündüğümüzde salavat getirmeye şevkimiz artar.

Keza, “Resul-ü Ekrem” dediğimizde O’nun en mükerrem, ilâhî ikramlara en ileri mânada mazhar olan peygamber olduğunu ve o Zât’ın bizim için de en büyük bir ikram, bir ihsan olduğunu hatırlarız. İmanımızdan, iffetimizden, ahlâkımızdan tut, tâ hangi işlerin helâl, hangilerinin haram olduğuna kadar her şeyi O’ndan (asm.) öğrenmiş bulunuyoruz. Bunu hatırlamak da kalbimizde O’na salavat getirme hususunda bir iştiyak doğurur.

"Ve keza, salâvat-ı şerîfeyi getiren adam, zât-ı Peygamberîyi (a.s.m.) bir sıfatla tavsif ettiği zaman, o sıfatın nereye taallûk ettiğini düşünsün ki, tekrar be tekrar salâvat getirmeye müşevviki olsun."(Mesnevi-i Nuriye)

Öyle ise salavatın küllî bir gayeye hitap ettiğini bilip öyle getirmek lazımdır. Böyle azametli bir netice için dua ettiğimizin farkında olmak, tekrar be tekrar salavata bir şevki içimizde hissederiz.

Allah, kâinatı ve mahlûkatı Habib-i Ekremi olan Hazret-i Peygamber Efendimiz (asm)'in yüzüsuyu hürmetine yaratmıştır. Allah katında böyle bir şerefi olan bir Peygamberi (asm) araya koyarak yapılan dua ve talep elbet de makbul olmak gerekir. Yani Allah’ın rahmet kapısını çalarken, Allah Resulü (asm)'nün ismi ve şefaati ile çalmak kabulüne sebeptir. Bunun en güzel vesilesi de duadan önce ve sonra salavat getirmektir. Zira iki makbul dua arasında yapılan dua kabul edilir. Allah’ın rahmetini celbetmenin en güzel ve kısa yolu, O’nun nezdinde en kıymetli ve değerli olan Habib-i Ekremini (asm) vesile yapmak ve O’nun şefaati ile talep etmektir. Kâinatı O’nun için yarattığı için, bir şeyi O’nun ismi hürmetine vermesi, gayet makul ve tesirli bir yoldur.

Üstad Hazretleri meseleye şu şekilde işaret ediyor:

"Üçüncü cihet: Bu kadar tekrar ile kat'î verilecek olan bir şeyin vermesini istemesinin sırr-ı hikmeti şudur:"

"İstenilen şey, meselâ, Makam-ı Mahmud, bir uçtur. Pek büyük ve binler Makam-ı Mahmud gibi mühim hakikatleri ihtiva eden bir hakikat-ı âzamın bir dalıdır. Ve hilkat-i kâinatın en büyük neticesinin bir meyvesidir. Ve ucu ve dalı ve o meyveyi dua ile istemek ise, dolayısıyla o hakikat-i umumiye-i uzmânın tahakkukunu ve vücut bulmasını ve o şecere-i hilkatin en büyük dalı olan âlem-i bâkinin gelmesini ve tahakkukunu ve kâinatın en büyük neticesi olan haşir ve kıyametin tahakkukunu ve dâr-ı saadetin açılmasını istemektir. Ve o istemekle, dâr-i saadetin ve Cennetin en mühim bir sebeb-i vücudu olan ubudiyet-i beşeriyeye ve daavât-ı insaniyeye kendisi dahi iştirak etmektir. Ve bu kadar hadsiz derecede azîm bir maksat için, bu hadsiz dualar dahi azdır."(1)

(1) bk. Şualar, Altıncı Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...